Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/642 E. 2023/2507 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/642
- Karar No
- 2023/2507
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği;mahkemece ceza tayin edilirken hakkaniyete aykırı olarak alt sınırdan uzlaşılmasına, eksik inceleme ve yeterli olmayan deliller ile mahkûmiyet hükmü kurulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan ...'in, kabzımallık yaptığı, sanık ...'e sebze meyve sattığı ve 2013 yılında birlikte hesap yaparak sanık ...'un 6.000 TL borcunun olduğunu tespit ettikleri, bunun üzerine sanık ...'un, Adli Emanetin 2015/1210 sırasında kayıtlı Yapı Kredi Bankası Çorum Şubesine ait 15.08.2014 ödeme tarihli 28.500 TL bedelli keşidecisi ... ... ... olan çekin arkasını cirolayarak verdiği, yapılan incelemede çekin bütünüyle sahte olduğu tespit edilmiştir. 2. Sanık savunmasında, bahsi geçen sahte çeki Mut ilçesinde ... isimli bir şahıstan aldığını, ... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini, çeki verirken bu şahsın çeki imzalamadığını, çekteki ciroda yer alan yazı ve imzanın kendisi ait olduğunu beyan etmiştir. 3. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 02.02.2015 tarihli raporuna göre; çek üzerindeki yazı ve imzalarının sanığının el ürünü olduğu, çekin bütünüyle sahte olduğu ve aldatma kabiliyetine haiz olduğu tespit edilmiştir. 4. Mahkemece iddia, savunma, katılan ve tanık beyanları, ekspertiz raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'in ... isimli şahsın Yapı Kredi Bankası Çorum Şubesi nezdinde bulunan çek hesabı üzerinden keşide edilmiş olan 8713405 nolu çeki kopyalayıp yeniden sahte bir şekilde keşide edip katılana olan 6.000 TL borcuna karşılık olmak üzere ciro ederek verdiği, katılanın suç konusu çeki bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğunun anlaşıldığı, çek üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde çekin ön ve arka yüzündeki yazılar ve imzanın sanık ...'e ait olduğunun tespit edildiği ve bu suretle sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sübut bulduğundan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. 5. Adli Emanetin 2015/1210 çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın mahkûmiyet hükmün kurulurken alt sınırdan uzaklaşılması ve lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkeme tarafından sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine ilişkin gerekçenin yasal ve yerinde olması ile cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 231 inci, 5237 sayılı Kanun'un 50 inci ve 51 inci maddelerinin uygulanmaması yönünden hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2015/103 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.