Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/5911 E. 2023/7951 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5911
Karar No
2023/7951
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/380 E., 2015/536 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2015 tarihli ve 2015/26667 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 61 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle ... Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. ... 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2015/380 Esas, 2015/536 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle 2 kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; cezaların seçenek yaptırımına çevrilmesi gerektiğine, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve adına belge düzenlenen şahıslar dinlenilmediğinden eksik incelemeye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihi olan 14.05.2015 günü trafikte seyir halinde olan sanığın, polis yunus ekipleri tarafından yapılan üst aramasında, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan İlhan İnan ve Fatih İnan adlı şahısların kimlik bilgilerinin yer aldığı iki adet sahte sürücü belgesinin ele geçirildiği, bu surette sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık, suça konu sürücü belgelerini para karşılığında kimliğini bilmediği bir şahsa yaptırdığını savunarak suçunu ikrar etmiştir . 3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 22.05.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu sürücü belgelerinin tamamen sahte oldukları ve aldatıcılık niteliklerinin bulundukları belirtilmiştir. 4. Soğuk mühür ihtiva eden suça konu sürücü belgeleri Mahkemece gözlemlenmiş, bu gözleme göre de aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu tespit edilmiştir. 5. Mahkemece sanığın sahte sürücü belgeleri ile birlikte suçüstü yakalanması, savunması ve tutanaklar gözetilerek mahkûmiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ,2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar’' bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde "değişik zamanlarda" denilmesi ve aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında; dosya kapsamına göre aynı anda ele geçen suça konu sahte belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delilin bulunmadığı, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan iki kez mahkûmiyet hükümleri kurulması, 2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2015/380 Esas, 2015/536 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/5911, K. 2023/7951, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-5911-e-2023-7951-k-be4517150353