Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/7979 E. 2023/4145 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/7979
- Karar No
- 2023/4145
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/41 E., 2015/101 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2015 tarihli ve 2015/41 Esas, 2015/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; "...sanığın özel belgede sahtecilik suçunu zincirleme şekilde işlediğinin kabulü ile TCK.207/1 maddesi kapsamında tayin edilen cezanın TCK.43/1 maddesi gereği arttırılması ve bu şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken, eylemin tek kabul edilip sadece TCK.207/1 maddesi kapsamında ceza verilmesi" yasaya aykırı bulunduğundan hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 nci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği, sanığın sahte kurum kimliğinin iki kez kullanması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan iki kez cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, 22.01.2015 tarihinde üzerinde kendi fotoğrafı bulunan, ... Telekom amblemi taşıyan ve bir görevinin olduğunu belirten sahte kimlikle, ... Emlak ve Anılgan Eczanesine giderek elinde bulunan ve boynuna astığı sahte olarak bastırdığı kimlik ile kendisini ... Telekom şirketinin görevlisi olarak tanıttığı ve internet modemini değiştirmesi karşılığında 86,00 TL para talep ettiği, iş yeri yetkilisi olan şikâyetçilerin böyle bir hizmet sunulması halinde ücretin faturaya yansıtılması gerektiğini söyleyerek sanığa ücreti ödemedikleri, sanığın ... Emlak isimli iş yerinde iken iş yeri yetkilisi şikâyetçi ...'nun daha önceden tanıdığı ... Telekom müdürünü araması üzerine durumun anlaşıldığı ve sanığın yakalandığı, sanığın bu suretle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiştir. 2. Sanık, suça konu kimliği kendisinin bastırdığını, bunun suç olduğunu bilmediğini savunmuştur. 3. Suça konu belge aslı duruşmada incelenmiş, görüntü itibarıyle gerçek ve inandırıcı bir kimlik görünümünde olduğu belirlenmiştir. 4. Mahkemece, sanığın sahte olduğunu bildiği kimliği kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Dosya kapsamına göre sanığın sahte olarak düzenlediği tek sahte kimliği kullanmış olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşulları bulunmadığından, tebliğnamedeki bu hususa yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden 1.Dosya kapsamına göre, sanığın suça konu tek bir sahte kimlik düzenlediğinin anlaşıldığı, suça konu belgenin iki ayrı eylemde kullanılmasının iki kez cezalandırılması sonucunu doğurmayacağı, bu hususun alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği dikkate alınarak temel ceza belirlenirken kastın yoğunluğu da nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşarak hüküm kuran Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2015 tarihli ve 2015/41 Esas, 2015/101 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.