Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/11085 E. 2023/7186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/11085
- Karar No
- 2023/7186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/148 E., 2015/957 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/957 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kimliğin sahte olduğunu görevlilere kendisinin söylediğine, kimliği kullanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında, suç tarihinde meydana gelen kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal olayı ile ilgili olarak vatandaşlar tarafından yakalanarak görevlilere teslim edildiğinde suça konu sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, parmak izi tespiti için sevk edildiğinde ise gerçek kimliğini söylediğinden bahisle resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık sorgusunda; yakalaması olduğundan suça konu kimliği bir ay kadar kullandığını ancak resmi bir işlem yapmadığını beyan etmiştir. 3. Emniyet kriminal uzmanlık raporu ile suça konu belgenin tümden sahte düzenlendiği, yapılan sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilmeyeceğinden aldatma niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir. 4. Mahkemece; iddia, savunma, şikayetçi beyanları, uzmanlık raporu, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda, yüklenen suçların sübutu kabul edilerek mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde,Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu nüfus cüzdanının kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunmasının gerekmesi; somut olayda, sanığın kendisi hakkında işlem yapmak isteyen kolluk güçlerine şikayetçi adına tanzim edilen sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği ancak bilahare gerçek kimlik bilgilerini vermesi üzerine bu bilgilere göre işlem yapıldığının anlaşılması karşısında; yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/957 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden "Suça konu resmi belgenin , kanun gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olduğu anlaşılmakla cezası yarı (1/2) oranında arttırılarak 3 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA" şeklindeki fıkranın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/957 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.