Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/22124 E. 2013/10333 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/22124
Karar No
2013/10333
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanığın, 765 sayılı Yasanın 342/1, 80, 59/2. maddelerine göre 2 kez 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına. 5237 sayılı Yasanın 158/1-f, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 3 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 3320 YTL apc ile cezalandırılmasına 5237 sayılı Yasanın 158/1-f, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis ve 820 YTL apc ile cezalandırılmasına. I-Sanık müdafiinin mağdur ...'a yönelik "resmi belgede sahtecilik" eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; S.S. ... başkanı olan sanığın, kooperatif adına çek keşide etmeye kooperatif yönetim kurulu üyelerinden biri ile birlikte müştereken yetkili olduğu halde üyeler yerine sahte imzalar atmak suretiyle suça konu çekleri keşide ettiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62/son maddesindeki “yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.' hükmü uyarınca sanığın eylemlerinin 765 sayılı TCK'nun 339/1. (5237 sayılı TCK'nun 204/2) maddesinde öngörülen memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK.nun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Sanık müdafiinin mağdur ...'e yönelik "resmi belgede sahtecilik" eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uyarınca aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, suça konu iki adet sahte çekin sanık tarafından ...'e aynı anda verildiğinin anlaşılması sebebiyle; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi kapsamında teselsül koşullarının oluşmadığı, mahkemenin takdiri uygulaması da nazara alındığında 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık lehine olduğu gözetilmeden anılan Yasanın 43. maddesindeki artırım oranının fazla olduğundan bahisle 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca ceza tayin olunması suretiyle lehe hüküm hatalı belirlenip fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkemece her iki yasa uyarınca alt sınırdan ayrılarak temel cezanın aynı süre olarak belirlenmiş olması da nazara alınarak; hüküm fıkrasından 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi çıkartılıp yerine "5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinin eklenmesi" suretiyle temel cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi, teselsül nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tümden çıkartılması, takdiri indirime ilişkin '765 sayılı TCK'nun 59' ibaresinin çıkartılarak yerine '5237 sayılı TCK 62' ibaresinin eklenmesi ve hükmün sonunda "sanığın 5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmesi suretiyle yukarıdaki eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık müdafiinin mağdurlar ..., ... ve ...'ye yönelik "dolandırıcılık" eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, IV-Sanık müdafiinin mağdur ...'e yönelik dolandırıcılık eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sanığın müşteki ...'e karşı gerçekleştirdiği iddia edilen eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan açılmış bir dava olmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/22124, K. 2013/10333, T. 18.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-22124-e-2013-10333-k-e9a0b6677439