Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/21208 E. 2012/18789 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/21208
- Karar No
- 2012/18789
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet I-) Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 342/1 yerine 342/4 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK' nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının, icra takibinin yapıldığı ve suç tarihi olan 04.03.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmediğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükümde; suç tarihi itibariyle lehe olan 765 sayılı Yasa hükümleri uygulanmasına rağmen, tecil halinde denetim süresinin yeni bir suç işlenmeden geçirilmesi halinde 765 sayılı TCK'nun 95/2. maddesi uyarınca “tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı ve herhangi bir koşulun yerine getirilmesi şartına da bağlanamayacağı dikkate alındığında 647 sayılı Yasanın 6. maddesinin lehe olacağı ve 5237 sayılı Yasanın aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden cezanın 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesi uyarınca zararın giderilmesi koşulu ile ertelenmesine karar verilmek suretiyle karma uygulama yapılması, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki ertelemeye ilişkin kısımda yer alan "TCK 51/2. maddesi" ve "zararı gidermesi koşulu ile" ibaresi çıkartılarak yerine “647 sayılı Yasanın 6. maddesi” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, icra takibinin yapıldığı 04.03.2005 tarihinin suç tarihi olarak kabulü ile anılan tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.