Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20728 E. 2013/10779 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20728
- Karar No
- 2013/10779
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ve dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik güveni kötüye kullanma HÜKÜM : 1-Güveni kötüye kullanmak suçu yönünden beraat kararı. 2-5237 sayılı Yasanın 204/1, 53/1.maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası, güvenlik tedbiri.. 3-5237 sayılı Yasanın 158/1-f, 43, 52, 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis, 2500 Ytl adli para cezası, güvenlik tedbiri 4-5237 sayılı Yasanın 157, 52/2, 53/1 maddeleri gereğince 1 yıl hapis, 2000 Ytl adli para cezası, güvenlik tedbiri 1-Katılan vekilinin, sanığın güveni kötüye kullanmak suçundan beraatine ilişkin hükme yönelen temyizinin incelenmesinde: Güveni kötüye kullanmak suçundan yapılan yargılama üzerine mahkemece verilen sanığın beraatine dair 28.04.2005 gün ve 2003/726 esas, 2005/130 karar sayılı hükmün temyiz edilmeksizin kesinleşmesine karşın, diğer suçlar nedeniyle yeniden yapılan yargılama sonucunda 06.12.2006 gün ve 2006/4 Esas, 2006/300 sayılı kararla yeniden sanığın beraatine karar verilmesi, hukuken geçersiz ve yok hükmünde bulunduğu cihetle, yok hükmündeki kararın temyiz olanağı bulunmadığından katılan vekilinin bu suç nedeniyle vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 2- Katılan vekili ve sanık müdafiinin, sanığın nitelikli dolandırıcılık ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükme yönelen temyizlerinin incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık ve dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafii ile 2 katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki nitelikli dolandırıcılık ve dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 3- Katılan vekili ve sanık müdafiinin, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelen temyizlerinin incelenmesine gelince: Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: a) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe Yasanın önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK’nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis, 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak öngörülmesine karşın, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde düzenlenen ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK da bulunmadığından 5237 sayılı TCK’nın aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden karar verilmesi yasaya aykırı, b) Hükümden sonra, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. A.A.