Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/19892 E. 2013/14339 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/19892
- Karar No
- 2013/14339
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM: I-Sanık ...: Beraat, II-Sanıklar ... ve ... ayrı ayrı: 1-765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59/2, 40. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası, 2-5237 sayılı TCK'nun 158/1-e, 43/1, 62, 53/1-2 maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis ve 29160 YTL adli para cezası, III-Sanık ...: 1-765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 65/3, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri gereğince erteli 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası, 2-5237 sayılı TCK'nun 158/1-e, 39/2, 43/1, 62, 52/4, 51. maddeleri gereğince erteli 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 7800 YTL adli para cezası Suçlardan doğrudan zarar gören şikayetçi Hazine’nin vekilleri aracılığıyla yargılama sırasındaki katılma talebinde bulunması ve kararı temyiz etmesi dikkate alınarak CMK'nun 237/2. maddesi gereğince kamu davasına katılmasına karar verilerek incelenip gereği görüşüldü; Sanık ... hakkında Erzurum Valiliğinin 20.06.2006 tarihli kararıyla soruşturma izni verildiği, karara sanığın itirazı üzerine Erzurum Bölge İdare Mahkemesinin 27.09.2006 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki sanık ... hakkında soruşturma izni alınmadan yargılamaya devam olunduğuna dair düşünceye iştirak edilmemiştir. I- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile katılan ... Rektörlüğü ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücretine hükmolunmaması yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hükümdeki vekalet ücretlerine ilişkin fıkraya A.Ü Rektörlüğü'nden sonra gelmek üzere “...” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 28.12.2002 tarihinden temyiz inceleme inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanlar vekilleri ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; ... Araştırma Hastanesinde tasdik memuru olarak görev yapan sanık ...'un, içinde kendisi ve aile fertlerine ait 75 civarında sahte olarak düzenlenen reçeteler de olduğu halde 2 yıl boyunca diğer sanıklar ... ve ... tarafından tanzim edilen sahte reçeteleri tasdik etmek suretiyle suça iştirak ettiğinin iddia olunması, sanık, reçetelerin sahte olduğunu bilmeden tasdik ettiğini, kendisine ve aile fertlerine ilaç lazım olduğunda sanık ...'yi arayıp ilaçları getirtiğini, ilaçları aldıktan sonra sevk kağıdını sanığa verdiğini, sonraki işlemlerin sanık tarafından yapıldığını savunması karşısında içinde kendisine ve ailesine ait 75 adet sahte reçetenin de bulunduğu ve toplamda iki yüz ellinin üzerinde sahte reçeteyi tasdik eden sanığın reçetelere kendisinin ve ailesinin kullanmadığı yüksek miktarda ilacın yazıldığını fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olmasına, sanığın sadece reçete tasdik etmekle kalmayıp yetkisi ve görevi içinde olmamasına rağmen aynı hastanede çalışan memurlara ait sevk evraklarını düzenleyip imzaladığının anlaşılmasına, kendisinin ve ailesinin sahte reçetelerden bazılarında yatarak tedavi gördüğü şeklinde işlem yapılması suretiyle sanık ...'a kurumca ödeme yapılmış olmasına göre, sanık ...'un diğer sanıkların sahtecilik suçuna doğrudan iştirak ettiği ve üzerine atılı suçun tüm unsurları ile oluşup sübuta erdiği ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.