Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/16387 E. 2013/19517 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahetcilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/16387
- Karar No
- 2013/19517
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahetcilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahetcilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Her iki suçtan mahkumiyet I- "Resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kooperatifler Kanununun 62/son maddesindeki "yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır." hükmü karşısında, sanığın eyleminin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 339/1 (5237 sayılı TCK.nun 204/2.) maddesindeki “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanığın; suça konu belgeleri aynı anda katılana verdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesindeki zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, aynı anda işlenen eylemlerde, 5237 sayılı TCK'nun lehe olduğu gözetilmeden 765 sayılı TCK’nun 342/1, 80. maddeleri uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğu ve mahkumiyetin yasal sonucu olan hak mahrumiyetleri kararda gösterilmemiş olsa bile kazanılmış hakka konu olmayacağı nazara alınarak; hüküm fıkrasından 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi çıkartılıp yerine "5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinin eklenmesi, teselsüle ilişkin 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinin uygulamasına ilişkin bölüm tümden çıkartılıp, 5. benddeki 765 sayılı TCK'nun 59/2. maddesi yerine 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi yazılmak suretiyle sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesi ve hüküm fıkrasına "sanığın 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" paragrafının; hükmün ertelenmesine ve paraya çevrilmesine yer olmadığına ilişkin bendden ise "647 sayılı Yasanın 4 ve 6." ibareleri çıkartılıp "5237 sayılı TCK.nun 51 ve 50/1" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- "Dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.