Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/13731 E. 2013/4046 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/13731
Karar No
2013/4046
Karar Tarihi

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06/04/2012 gün ve 2012/5732/20543 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25/04/2012 gün ve KYB.2012/110026 sayılı ihbarname ile; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'ın, aynı Kanun'un 359/b-l ( 2 defa), 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 80 (2 defa), 59/2 (2 defa), 71/1. maddeleri uyarınca 35 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2004 tarihli ve 2000/301 esas, 2004/390 sayılı kararını müteakip, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 10/01/2008 tarihli ve 2008/7 değişik iş sayılı kararına itirazın reddine yönelik Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/03/2010 tarihli ve 2010/118 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/01/2008 tarihli ve 2008/7 değişik iş sayılı kararına Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/03/2010 tarihli ve 2010/118 değişik iş sayılı kararını müteakip yeni bir talep olmadan ayın Mahkemece verilen 19/01/2011 tarihli ve 2011/37 değişik iş sayılı kararın yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun kanunda öngörülen cezasının nev'i ve süresine göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresine tâbi bulunduğu, suçun işlendiği 26/10/1998 tarihi ile kararın verildiği 29/11/2004 tarihinde bu sürenin henüz dolmamış olduğu, bu nedenle mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak kararın sanığa tebliğ edilerek kesinleştirildiği 13/09/2006 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu nazara alındığında, mahkemesince kesinleştirme İşlemi yapılmaksızın zamanaşımı dolduğundan bahisle ek kararla düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; 213 sayılı Kanunun 359. maddesinde 4369 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda, 01.01.1999 tarihinden itibaren işlenen vergi kaçakçılığı suçlarında, vergi ziyaının unsur olmadığı, hükümlüye yüklenen “1997 ve 1998 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçunun, yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, eylem tarihi itibariyle vergi ziyaının suçun unsuru olması nedeniyle sahte faturaların kullanıldığı vergi ve dönemlerin tespiti zorunlu olup, dosya içeriğine göre sahte olduğu iddia olunan faturaların ne tür vergilerde kullanıldığının belirlenmediği anlaşılmış ise de; hükümlü lehine hareketle 1997 takvim yılında düzenlediği iddia olunan en son Aralık dönemine ait faturaların takip eden KDV döneminde kullanılması halinde suç tarihinin

26.01.1998 olacağı, yine 1998 takvim yılında düzenlediği iddia olunan en son Eylül dönemine ait faturaların takip eden KDV döneminde kullanılması halinde suç tarihinin 26.10.1998 olacağı anlaşılmakla; bu tarihlerden hükmün 30.07.2006 tarihinde tebliği ile temyiz edilmediğinden kesinleşmesi gereken 07.08.2006 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı biçimde reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2008 gün ve 2008/7 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2010 gün ve 2010/118 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan, hükümlü hakkında 1997 ve 1998 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, cezanın çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/13731, K. 2013/4046, T. 13.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-13731-e-2013-4046-k-766d3b9b7ef3