Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/11213 E. 2013/7426 K. – Memur Olmayan
Konu: Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/11213
- Karar No
- 2013/7426
- Karar Tarihi
- Konu
- Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : -Sanıklar ... ve ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gereği 765 sayılı TCK'nın 342/1, 80, 59/2, 40. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba ilişkin. -Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gereği 765 sayılı TCK'nın 342/1, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin. -Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi gereği 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca haklarındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin. 2 Katılma kararının verildiği celse ve sonrasında sanıklar tarafından katılma kararına yönelik bir itirazda bulunulmaması karşısında tebliğnamedeki bu yöne ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı CMK'nun kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. madde ve fıkrasındaki "hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" hükmü karşısında; suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi kurumun temyize hakkı bulunduğu kabul edilip, CMK'nun 237/2. maddesi gereğince, vekilinin 25.11.2008 günlü oturumdaki "sanıkların cezalandırılmalarını isteriz" şeklindeki beyanının sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden katılma istemini de içerdiği anlaşılmakla, vaki katılma isteminin kabulüyle şikayetçi idarenin anılan sanıklar yönünden de kamu davasına katılmasına, yasal koşulları oluşmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilerek incelenip gereği görüşüldü; I-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- 5271 sayılı CMK'nun 170 maddesinde "İddianamede sanığın açık kimliği, isnat olunan suçun neden ibaret olduğu, suçun kanuni unsurlarıyla uygulanması gereken kanun maddeleri, deliller ve duruşmanın yapılacağı mahkeme gösterilir.", 225. maddesinde ise "hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir, mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir." hükümleri yer almaktadır. Bu hükümlerde belirtildiği gibi, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiildir. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. Bu bakımdan iddianamenin ayrıntılı olması, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; sorgusundan önce iddianame okunduğunda üzerine atılı suçun ne olduğunu anlamalı, buna göre savunmasını 3 yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianamede yüklenen suç açık ve net olarak belirlenmeli, savunma hakkı kısıtlanmamalıdır. İncelenen dosyada, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2006 gün ve 2005/5763 sayılı ek iddianamesinde sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, tavsifin yapıldığı bölümde sanıklara yüklenen suçun unsurlarını oluşturan eylemlerinin ne olduğuna ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmemiştir. İddianamede şüphelilerin ve suçun adı ile uygulanması istenilen kanun maddelerinin yazılması yeterli olmayıp, olayın ve eylemin/eylemlerin suçun kanuni unsurlarını da içerecek biçimde açıklanması gerekir. Bu itibarla mevcut iddianın CMK'nun 170. maddesine uygun bulunduğundan söz etmeye olanak yoktur. İddianamede sanıklara yüklenen suç anlatılmayarak savunma hakkı kısıtlandığı gibi hükmün konusu olan olay da belirtilmemiştir. Bu nedenlerle, iddianamede sanıklara yüklenen suçun, kanuni unsurlarını da içerecek biçimde açıklattırılması sağlanmadan ve buna göre sanıkların savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Sanıklar ... ve ...'nun, uzun bir zaman dilimi içersinde ve her defasında yenilenen kasıtla gerçekleştirdikleri, fiilen çalışmadıkları halde çalışıyorlarmış gibi göstererek düzenledikleri işe giriş bildirgeleri ile sahte sigortalılık süresi kazandırma şeklindeki eylemlerinin her bir sigortalı yönünden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde zincirleme tek suçtan hüküm kurulması, 3- Kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine maktu vekalet ücretine hükmolunmaması, Yasaya aykırı, katılan vekili, sanıklar ... ve ... ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. S.T