Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/4392 E. 2012/1452 K.

Konu: Sahtecilik, Dolandırıcılık, Görevi İhmal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/4392
Karar No
2012/1452
Karar Tarihi
Konu
Sahtecilik, Dolandırıcılık, Görevi İhmal

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, Dolandırıcılık, Görevi ihmal HÜKÜM : 1- Sanıklar ..., ..., ..., ...: Haklarındaki davanın 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması 1-Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında “görevi ihmal”, sanık ... hakkında “kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık” suçundan kurulan ortadan kaldırma kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ... ve ...’e yüklenen ‘görevi ihmal’ ve sanık ...’a yüklenen ‘kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık’ suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 09.01.2000 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişen yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu suçlar yönünden kurulan hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 2-Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler ile sanık ... hakkında "memurun resmi belgede sahteciliği suçuna iştirak" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; İddianamede yazılı sevk ve anlatıma göre noter başkatibi olan sanık ... ile suç ortakları ... ve ...’a atılı sahte vekaletname düzenlemek ve bu suça iştirak iddialarının sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 339/1. fıkra 2. cümlesi suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 204/2-3. maddelerinde düzenlenen “memurun kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak” suçunu oluşturacağı ve hüküm tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı gözetilmeden, mahkemece suç vasfında hataya düşülerek, sanık ...’a atılı eylemin “görevi ihmal”, sanık ...’a atılı eylemin ise “resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyan” suçlarını oluşturduğu, bu suçlar yönünden yapılan değerlendirmede ise hüküm tarihi itibariyle dava zamanaşımının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek kamu davalarının ortadan kaldırılması, sanık ...’a yüklenen “kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık” suçu yönünden ise, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde düzenlenen dava zamanaşımının hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeyerek kamu davasının ortadan kaldırılması yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ... ve ...’a atılı “memurun kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak” suçu açısından suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının kesici son işlem olan, sanık ... yönünden savunmasının alındığı 25.10.2001, sanık ... yönünden savunmasının alındığı 26.06.2001, sanık ... yönünden iddianamenin düzenlendiği 10.04.2001 tarihinden; sanık ...’a atılı “kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık” suçu açısından ise aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde düzenlenen dava zamanaşımının suç tarihi olan 01.09.2000 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan kurulan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ..., ... ve ...’a atılı “memurun kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak” suçundan açılan kamu davalarının 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve CMK’nun 223/8, sanık ...’a atılı ‘kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık’ suçundan açılan kamu davasının ise 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/4392, K. 2012/1452, T. 13.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-4392-e-2012-1452-k-28495a985ee0