Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/1193 E. 2012/10230 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/1193
Karar No
2012/10230
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Sanık ...: Nitelikli Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 YTL adli para cezası, Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 37/1. maddesi delaleti ile 204/1-3, 43, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası 2- Sanık ...: Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 YTL adli para cezası, Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 37/1. maddesi delaleti ile 204/1-3, 43, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası 3- Sanık ...: Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 158/1-d, 62, 647 sayılı Kanunun 6. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 80 YTL adli para cezası, Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 37/1. maddesi delaleti ile 204/1-3, 43, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafii Av. ...'ın duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, incelenerek gereği görüşüldü: I-Müdafilerinin sanıklar hakkında ''resmi belgede sahtecilik'' suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin hükümleri denetime olanak verecek şekilde karşılaştırılıp lehe yasa belirlenmiş, hükmolunan ceza miktarı itibarı ile sanıklar hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmış ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıklar hakkında hüküm kurulurken hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanıkların kendi alt soyları üzerindeki haklardan şartla tahliye tarihine kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “sanıkların, 5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, I-Müdafilerinin sanıklar hakkında ''kamu kurum ve kuruluşunu vasıta olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık'' suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/1193, K. 2012/10230, T. 31.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-1193-e-2012-10230-k-048cec394e4d