Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2797 E. 2026/3739 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2797
- Karar No
- 2026/3739
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/337 E., 2024/731 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/207 E., 2023/943 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.09.20 25... /12088 Esas, 2025/11542 Karar sayılı kararıyla Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; Yargıtay ilamında davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesine rağmen aleyhine duruşma vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek karar düzeltme taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiş olmakla Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davalı işverenin kusurlu olduğundan bahisle 1.718.461,06 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelişinde davacı sigortalının %10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu oldukları, iş kazası nedeniyle davacının %31,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabulünden hareketle davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının kazadan sonra da müvekkili şirkette çalışmaya devam etmiş olmasına rağmen maluliyet oranının kabul edilemez olduğunu, davaya konu kazada gerek dava dışı işçinin gerekse davacının kusurunun bulunduğunu ve olayın iş kazası niteliği taşımadığını, davacının iş güvenliği kurallarını ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğini ve forkliftle yükleme sırasında araçtan güvenli uzaklıkta bulunmamak suretiyle kendi üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle kazada tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirketin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve talep edilen tutarların fahiş olduğunu, hesap bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamada işçinin esas ücreti yönünden ihtilaf bulunup bulunmadığına dair bir inceleme yapılmadığını ve net ücret üzerinden hatalı hesaplama yapıldığını, aktif ve pasif dönem hesabında da müvekkili aleyhine hatalar bulunduğunu, dosyada mevcut ... ve şirket kayıtlarından davacının kaza tarihi olan 21.06.2013 tarihinden fesih tarihine kadar kesintisiz şekilde çalıştığının, bu süre boyunca tam verimle çalışarak hak ettiği ücretin kendisine ödendiğinin anlaşıldığını, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılmasının korunamayacağı gözetildiğinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin fiili duruma aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca rücuan tazminat dava dosyasında maluliyet tespitine karşı dava açılması için taraflarına süre verildiğini ve bu davanın müvekkili şirket tarafından süresinde ikame edildiğini, bu hususun İlk Derece Mahkemesine beyan edilmiş olmasına rağmen dikkate alınmadığını ve bekletici mesele yapılması gerekirken bu yola gidilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Düzeltilerek Onama Kararı Dairemizin 09.09.20 25... /12088 Esas, 2025/11542 Karar sayılı kararıyla ;" Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkamesince verilen esastan red kararının devamında alınması gereken istinaf karar harcı hesaplanırken eksik hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır..." gerekçesiyle Mahkeme kararının düzeltilerek onanması yönünde;" "Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının istinaf karar harcına ilişkin 2 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "2-)Alınması gereken 120.803,58 TL istinaf karar harcından peşin alınan 30.200,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 90.602,68 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, " ibarelerinin yazılması suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davalı avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
C.Maddi Hata Yoluna Başvuranlar Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili maddi hata isteminde bulunmuştur. D. Maddi Hata Başvuru Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle; 09.09.2025 tarihli kararda davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmekle harç miktarında kaynaklanan az miktardaki hatanın sonucunun kararı temyiz etmeyen davacı aleyhine yüklenmesinin hatalı olduğunu belirterek karar düzeltme taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. E. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme A) Maddi Hata Başvurusu Yönünden; 1. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince uygulama imkanı bulunan 6100 sayılı HMK maddeleri gereğince iş mahkemelerince verilecek kararlar için karar düzeltme yolu kapalı olmasına karşın Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957 /13 esas, 1959/5 karar ve 09.05.19 60... /21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında usuli kazanılmış hak tanımlanmış olmakla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/04/2021 tarih ve 2018/(21)10-948 E- 2021/416 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere "Yargıtayın kararı her türlü yorumun, hukuki değerlendirme veya delil takdiri dışında, açıkça ve tartışmasız şekilde başka bir şekilde yorumlanamayacak açıklıkta maddi hataya dayalı ise ve onunla sıkı sıkıya bağlı olduğu halde usuli kazanılmış hak ilkesi uygulanmayacaktır. Yargıtay tarafından dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde açık ve tartışmasız bir maddi hata yapılması halinde, bu hata, usuli kazanılmış hak oluşturmayacaktır." Bu kapsamda maddi hataya dayalı Yargıtay kararlarının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır. 2. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesin'ce verilen temyize konu 18.04.2024 tarihli kararında davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi üzerine davalıdan tahsili gereken karar ve ilam harcının doğru olarak tespiti sonrası peşin alınan harç miktarının hesabında yatırılan miktar 30.200,60 TL olarak gösterilmiş ,Dairemiz davalı vekilinin temyiz istemi üzerine duruşmalı olarak yapılan temyiz incelemesinde istinaf mahkemesince hüküm altına alınan 30.200,60 TL yerine yatırılan miktarın 30.200,90 TL olması gerektiği gerekçesiyle kararın düzeltilmesi üzerine davacı aleyhine 28.000,00 TL temyiz duruşma vekalet ücretine hükmedildiği görülmekle esasen davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerektiği tespit olunmakla ve yapılan 0,30 TL (kuruş) hatasının ise mahallinde her zaman düzeltilebilir maddi hata kabul edilmesi gerekip sonuca etkisinin bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken düzeltilerek onanmasına karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır. 3. O halde kamu düzeni kapsamında re'sen gözetilen sebepler ile davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan maddi hata başvurusu kabul edilerek Dairemizce verilen ve açıkça maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan Dairemizin 09.09.20 25... /12088 Esas, 2025/11542 Karar sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1-Dairemizin 09.09.20 25... /12088 E. 2025/11542 K. sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3-Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
4-Davacı Avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.