Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2649 E. 2026/3882 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2649
Karar No
2026/3882
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/8 E., 2025/272 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının alçı kalıp montaj atölyesinde çalışırken 16.04.2015 tarihinde iş kazası meydana geldiğini ve sağ elinin önkol düzeyinde kas ve tendonlarının yırtıldığını iddia ederek maddi tazminat olarak 1.000 TL ve manevi tazminat olarak 100.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ... ... Şirketinden tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında davacı vekili 05.08.2019 tarihli hesap raporu üzerine maddi tazminat istemini bu rapor doğrultusunda 173.282,20 TL'ye artırmış ve bakıcı gideri isteminden feragat ettiğini beyan etmiştir. Davacı vekili, Mahkemece verilen 07.11.2017 tarihli ara kararda; sürekli iş göremezlik oranına itirazın ...'nın hak alanını ilgilendirdiğinden ...'nın davaya dahil edilmesi gerektiğine işaret edilmiş olması ve ara kararın yerine getirilmesi için bir haftalık kesin süre öngörülmesi üzerine 09.11.2017 tarihli dilekçesiyle ... Başkanlığını davaya dahil etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 04.08.2009 tarihinde şirket fabrikasında çalışmaya başladığını, çalışmaya başlamasından itibaren 2 yıl içinde davacının sağ elinde kısıtlılık nedeni ile görev değişikliği yapıldığını ve wc şekillendirme bölümüne nakledildiğini, rapor sunmasının akabinde amirleri tarafından aynı bölümde kendisine uygun ve hafif işler verildiğini ancak davacının teknik lise mezunu olup engelli kadrosunda çalışmayı kendi gururuna yediremediğinden normal işini yapmak istediğini belirttiğini, iş sağlığı ve güvenliği hükümleri gereği her türlü önlemi almış olan davalı şirkete kusur izafet edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Dahili davalı ... Başkanlığı vekilinin süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli 2022/465 E., 2023/1038 K. sayılı kararıyla; 173.282,20 TL maddi tazminatın ve 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... Sanayi ve Tic. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, usulüne uygun açılan dava olmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına dahili dava yoluyla yöneltilen davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli 2024/487 E., 2024/1188 K. tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı sigortalının 6331 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında ibraz ettiği sağlık raporu doğrultusunda işveren tarafından kendisi için gerekli tedbirler alınıncaya kadar "çalışmaktan kaçınma hakkı" bulunduğu gözetilerek, davacının bu hakkı kullanmadan çalışmaya devam etmesi nedeniyle, müterafik oranda kusurlu kabul edilip; A sınıf iş güvenliği uzmanlarından teşkil edilecek heyetten rapor alarak bu duruma göre kusur oran ve aidiyetinin tespiti gerekirken, birbirini doğruladığı kabul edilen raporlara itibarla işverenin %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek eksik değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, kusur oran ve aidiyetinin belirlenmesinden sonra taraf itiraz ve kabulleri kapsamında (bakiye ömür tespiti noktasında davacı lehine oluşan, işlemiş devre noktasında ise davalı lehine oluşan) usuli kazanılmış haklara uygun olacak şekilde düzenlendiği anlaşılan 17.10.2023 tarihli hesap raporuna tespit edilen kusur oranlarını uygulayarak davacının maddi tazminat istemini hesap etmek gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam ile davanın kısmen kabul kısmen reddine; "1-118.156,69 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... Sanayi ve Tic. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... Sanayi ve Tic. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Usulüne uygun açılan dava olmaması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına dahili dava yoluyla yöneltilen davanın usulden reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazasının oluşumunda müvekkili davacıya atfedilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, daha önce aldırılan raporlarda kusursuz olduğu tespit olunan müvekkil davacı için bilirkişi heyetince davacı açısından tespit olunan ve Mahkeme kabul gören % 20 kusur oranının oldukça fahiş bir oran olduğunu, Mahkemenin maddi tazminat alacaklarına ilişkin hesaplamaları ve tespitlerinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin hükme esas almış olduğu aktüerya bilirkişi raporunda hesaplamanın esas alındığı tarihin üzerinden 5 yıldan fazla bir zaman geçmiş olup bu süreçte asgari ücret miktarlarında değişiklikler olduğunu, karar tarihine en yakın tarihteki sürekli iş göremezlik alacağının esas alınması gerektiğini, takdir edilen 60.000 TL manevi tazminat miktarının davacının manevi zararlarını karşılamaktan ve hakkaniyetten çok uzak olduğunu belirterek temyiz etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin bozma ilamının ruhuna aykırı olarak %20 kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun, olayın oluş şekli ve kendi sağlığını korumadaki ihmali dikkate alınarak en az %30 ila %40 oranında belirlenmesi gerektiğini, Mahkemenin hüküm kısmında tazminat miktarını belirlerken, kesinleşmiş usuli kazanılmış hak ilkesini tam olarak uygulayıp uygulamadığının denetime elverişli olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. ... vekili temyiz dilekçesinde, davacının Kurum tarafından tespit edilen maluliyet oranına itiraz etmesi sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumunun bu davaya dahil diğini, Kanun gereği müvekkili Kurum lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflara arasındaki uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/2649, K. 2026/3882, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-2649-e-2026-3882-k-925f49bef658