Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13801 E. 2026/3873 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13801
- Karar No
- 2026/3873
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1353 E., 2025/1727 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/228 E., 2024/345 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 22.08.2016 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yaptığı işe uygun eğitimleri aldığını, davacıya çalışma esnasında ihtiyaç duyacağı tüm ekipmanın teslim edildiğine ilişkin koruyucu malzeme teslim formunun mevcut olduğunu, davacının kendi kusur ve ihtimalinden kaynaklı olarak kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile, "468.000,48 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 22.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 40.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 22.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, 08.08.2019 tarihli ünite kararı ile olayın iş kazası sayıldığı, Adli Tıp Kurumu II. İhtisas Dairesinin 26.01.2023 tarihli kararı itibariyle, hükme esas alınan sürekli iş göremezlik oranının ve montaj için taşınan PVC camın patlaması nedeniyle kazanın meydana geldiği anlaşılmakla hükme esas alının kusur durumunun yerinde bulunduğu, zaman aşımı sorunu görülmediği, tarafların kazadaki kusur durumları ve meydana gelen sonuç dikkate alındığında, tayin edilen tutarların yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ekipmanları uygunsuz ve eksik kullanarak kendi kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği, davalı şirketin kusur oranının %90 gibi fahiş bir oran olarak saptanmasının hatalı olduğu, PVC montaj işinin doğası gereği cam ünitelerinin takılması, sökülmesi ve taşınması işlemlerinin de montaj işçisinin sorumluluk alanına girdiği ve PVC sisteminin demontajı halinde camın da demontajının gerektiği, davacının işi dışında başka bir işte çalıştığı iddiasının haksız olduğu,tüm eğitimlerin verildiği, ayrıca koruyucu ekipman ve kişisel koruyucu donanımların eksiksiz şekilde teslim edildiği, salt tanık beyanlarına ve oldukça yetersiz olan Adli Tıp Kurumu raporuna dayanılarak davalı müvekkiline fahiş oranda kusur izafe edildiğini, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporun eksik ve hatalı olduğunu, davacının kendi kusuru veya ihmali bir davranışıyla kazanma gücü kaybı oranının artmasına sebebiyet veren unsurların da raporda değerlendirilmeye alınması gerektiğini belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.