Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13861 E. 2026/3874 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13861
Karar No
2026/3874
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 22.07.2025 İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/372 E., 2023/377 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan işveren şirkete ait işyerinde çalışmakta iken 23.12.2019 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde işveren şirketin ağır kusurlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ..., ..., ... ... San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi ihmali ve kusurlu hareketleri nedeniyle yaralandığını, davacıya İş Kanunu uyarınca alması gereken her türlü önlemi alarak gerekli eğitimleri veren uyarılarda bulunan çalışması için gerekli araçları temin eden nezaret ve denetim görevlerini yerine getiren müvekkili şirkete izafe edilebilecek hiç bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket yönünden görevli mahkemelerin ... mahkemeleri olduğunu, davaya konu kaza ile ilgili müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığından ve bu kapsamda müvekkili şirketin dava açılmadan önce temerrüde düşmemiş olduğundan davacı yanın dava dilekçesindeki taleplerinden dolayı müvekkili şirketin faiz ve ferilerden dahi sorumluluğu bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi sigorta şirketi tüm fer'ilere temerrüt tarihi itibariyle faiz ve poliçe limiti nispetince katlandığını, davacılar tarafından talep olunan manevi tazminatın şartları oluşmadığı gibi talep olunan manevi tazminat tutarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 474.045,09 TL' nin (davalı ... poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) davalılar ..., ... ve ... şirketi yönünden iş kazası tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihi olan 15.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 30.000,00 TL' nin (davalı ... poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) davalılar ..., ... ve ... şirketi yönünden iş kazası tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihi olan 15.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... AŞ vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.11.2023 tarihli aktüerya raporunda Kurumca bağlanan gelirin İlk Peşin Sermaye Değerinin işverenin kusuruna isabet eden kısmı maddi tazminat hesabından tenzil edilememiş ise de, Mahkemece Kurumla yapılan yazışma sonrası gelen cevabi yazıda bildirilen ilk PSD’nin işverenin kusuruna isabet eden kısmının gerekçede açıklanmak suretiyle Mahkemece resen tenzil edildiği; Mahkemece tahsiline karar verilen maddi ve manevi tazminat alacaklarında olduğu gibi, davacı lehine hükmedilen harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinde de davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğuna karar verildiği, sigorta şirketinin sorumlu olacağı miktarın infaz aşamasında belirlenebileceği buna göre birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu hesabında PSD tenzili yapılmadığını, poliçe limitinin 300.000,00 TL ile sınırlı olup poliçede belirtilen özel şart gereği bu tutarın asıl alacak, faiz ve feriler dahil tutarı ifade ettiğini, bunun üzerindeki asıl/faiz tutarından sorumlu tutulamayacağını, işveren sorumluluk sigorta poliçesi olay tarihini kapsamakta ise de her türlü feri, faiz, yargılama gideri ve avukatlık ücretleri ve her ne nam altında olursa olsun tüm feriler dahil poliçedeki sorumluluk üst limit miktarı 300.000,00-TL'nin, hasar anında ödenebilecek maktu tazminat miktarı olmayıp sigortacının tazminat yönünden feriler dahil varsa sorumlu tutulabileceği azami sorumluluk tutarını belirttiğini, "sorumluluğun sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla" hüküm kurulmuş olup sorumlu olunan tutar belirtilmediğinden ilamın icrada mükerrerliğe sebebiyet vereceğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı .. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13861, K. 2026/3874, T. 22.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13861-e-2026-3874-k-5ff82c4a6ff4