Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/199 E. 2026/3719 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/199
Karar No
2026/3719
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/238 E., 2025/305 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...'in yanında 22.04.1994-11.12.19 96... .1997-15.05.1998 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığını, dönem sonunda askere gittiğini ancak bu çalışmalar dönem içinde SSK'ya bildirilmediğini, sigortasız olarak çalıştırıldığını, davalı ...'in de ortak olduğu davalı şirket yanında bu kez 03.10.2000-25.09.2001 tarihleri arasında yine işçi olarak çalıştığını, bu çalışmalar da SSK'ya bildirilmediğini, müvekkilinin bu dönem sonu işten ayrıldığını, beyanla davanın kabulü ile müvekkilinin bu süre hizmetlerin sigortalı hizmet olarak SSK kayıtlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalar ... ve .. Oto Paz. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ...'e ait iş yerinde çalışmadığını, diğer iş yerinde ise deneme mahiyetinde birkaç gün çalıştığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ilk kez 15.06.2002 tarihinden itibaren çalışmasının mevcut olduğunu, talep edilen dönemlerde çalışmasının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.09.2014 tarih ve 2008/498 E.-2014/351 K. sayılı kararıyla; Davanın kısmen kabulü ile .. Sigorta sicil numaralı Davacı ...'ın, ... .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Merkezinde 29174.07 sayılı dosyada işlem gören iş yerinde; 22.04.1994-30.06.1995 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi kapsamında 429 gün çalıştığı, 429 gün asgari ücretli bu çalışmasının diğer davalı Kuruma bildirilmediği, bu sürede davacı 18 yaşından küçük olduğundan 429 gün çalışılan gün sayısının, davacının toplam gün sayılarına katılmasının gerektiği, 01.07.1995-15.08.1996 tarihleri arasında 506/3-ll/B maddesi kapsamında 415 gün çırak olarak çalıştığı, kısa vadeli sigorta kollarına tabi ve çırak olarak geçen 45 gününün bildirildiği, 3 70... /3-ll/B maddesindeki istihdamının diğer davalı Kuruma bildirilmediği, 16.08.1996-11.12.1996 tarihleri arasında 506/2. maddesi kapsamında 116 gün çalıştığı, 106 gün çalışmasının bildirildiği, 10 günlük asgari ücretli çalışmasının diğer davalı Kuruma bildirilmediği, 03.10.2000-25.09.2001 tarihleri arasında 506/2. maddesi kapsamında 353 gün çalıştığı, 353 gün asgari ücretli bu çalışmasının diğer davalı Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.02.2015 tarih ve 2014/23768 E.-2015/2222 K. sayılı kararı ile " Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına 01.07.1995 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin .. Çıraklık ... Merkezinden Kuruma intikal ettirildiği, tespite konu dönemde davacının herhangi bir iş yerinde sigortalı çalışmasının bulunmadığı, davalı şirkete ait ... sicil numaralı iş yerinin 01.11.1996 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davacı adına düzenlenen 22.04.1994 tarihli belgeye göre davacının rot balans meslek dalında fiilen çalışmasının uygun olduğunun davalı ... tarafından imzalandığı, davacının 23.05.1998-07.01.2000 tarihleri arasında askerlik görevini ifa ettiği, 1996/3.-2001/3.arası dönem bordrolarının celbedildiği ve bordro tanığının net tarih vermemek üzere davacının 1 yıl süre ile davalı yanında çalıştığını beyan ettiği, komşu iş yeri tanıklarının ise davacının çalışmasına ilişkin olarak görgüye sahip olmadıklarını bildirdikleri, Mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; işverenin Kurum nezdindeki ihtilaf konusu döneme ait dönem bordrolarında tespiti istenen dönemde çalışması bulunan diğer bordro tanıklarının adresini Sosyal Güvenlik Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp, tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, ... ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer iş yerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa iş yeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasa'nın 2, 6, 9 ve 79/10 maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 27.04.2022 tarih ve 2015/154 E.-2022/285 K. sayılı kararı ile 18.11.2020 tarihinde davacının ya da vekilinin duruşmada hazır bulunmaması ve herhangi bir mazeret de bildirmemeleri nedeni ile dosyanın HMK 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 20.11.2020 tarihli yenileme dilekçesi ile davanın süresinde yenilenerek yargılamaya devam edildiği, keza 27.04.2022 tarihli celsede de davacı ya da vekilinin duruşmada hazır bulunmaması ve herhangi bir mazeret de bildirmemeleri nedeni ile işbu davanın ikinci kez taraflarca takip edilmediği anlaşılmakla, HMK 320/4. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Daire'nin 13.10.2022 tarih ve 202210280 E.- 2022/12440 K. sayılı kararı ile " Uyulan bozma ilamı sonrası Mahkemece; davacı vekilinin mazeretsiz olarak 18.11.20 20... .04.2022 tarihli duruşmalar katılmaması ve karşı tarafın da davayı takip etmemesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesi ekinde sunduğu belgeye göre, 27.04.2022 tarihinde enfektif olmayan diğer gastroentarif ve kolit rahatsızlıklarının olduğunu, temyiz harcıyla birlikte dilekçe vererek davasının devam etmesini talep ettiği anlaşılmakla; Mahkemece, davacı vekilinin duruşma günü mazereti nedeniyle duruşmaya gelip gelmediği araştırılmalı, mazereti nedeniyle duruşmaya katılamamış olduğunun tespiti halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 95 – 101 arası maddelerinde düzenlenen eski hale getirme usulünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. " şeklindeki gerekçelerle hüküm bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı incelendiğinde tanık ... davacının 1 yıl kadar çalıştığını beyan etmiş ise de, ne iş yaptığını ve hangi tarihte işe girdiğini bilmediğini beyan ettiğinden bu tanığın anlatımı hesaplamaya elverişli olmadığı, tanık ... ise davacının 1996-1998 döneminde 15’er gün 2 kez olmak üzere toplam 30 gün çalışması olduğunu ifade etmesi, ancak tanığın bu beyanı da davacının çalışma tarihlerini, çalışmanın çıraklık kapsamında olup olmadığını belirlemeye elverişli olmadığı değerlendirilmiştir. Diğer taraftan, tanık ... davacının askerlik sonrasında 1-2 ay çalıştığını beyan etmiştir. Bu tanığın beyanı dikkate alınarak ve davacının -talebi ile bağlı kalınarak- davacının askerlik sonrası işe başladığını iddia ettiği 03.10.2000-03.11.2000 tarihleri arasındaki 30 günlük sürede davalı şirkete ait ... sicil no.lu işyerinde tespiti gerektiği sonucuna ulaşılmış, Kurum tarafından yapılan 17.06.1996 tarihli durum tespitinde davacının işyerinde çalıştığı ve davacının 01.06.1996 tarihinde işe başladığına ilişkin imzalı beyanı olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, davacının belirtilen tarihte çalışmasına ilişkin bir bildirge düzenlenip Kuruma sunulmamıştır. Söz konusu tespit Kurum tarafından yapılmış olduğundan, anılan tarihte davacının çalışmasının Kurumun bilgisinde olduğu dikkate alınarak davacının ...’e ait ... sicil nolu işyerinde 17.06.1996 tarihinde 1 günlük çalışmasının tespiti gerektiği dikkate alınarak; Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 1-Davacının ... sicil numaralı davalı ... yanında 17.06.1996 tarihinde 1 gün dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, 2-Davacının ... sicil numaralı davalı şirkette 03.10.2000-03.11.2000 tarihleri arasında dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili; tam kabule karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/199, K. 2026/3719, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-199-e-2026-3719-k-9f340cceab61