Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19418 E. 2026/5927 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/19418
- Karar No
- 2026/5927
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1008 E., 2025/1291 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/327 E., 2022/215 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait alüminyum, çelik, mutfak eşya imalatı üzerine yürütülen işyerinde 03.07.2012 tarihinde çalışmaya başladığını ancak Kuruma 03.12.2012 tarihinde bildirim yapıldığını, işten çıkış tarihi olan 22.03.2019 tarihine kadar bu firmada çalıştığını, 2012 yılının Temmuz ayından 2019 yılına kadar aynı işyerinde tam zamanlı ve kesintisiz olarak çalıştığını, resmi olarak işe başlangıç tarihinden sonra da primlerinin eksik ödendiğini, protokol içeriği dikkate alındığında 03.07.20 12... .03.2019 tarihleri arasında çalıştığının anlaşılacağını belirterek 03.07.2012 - 22.03.2019 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı beyanlarının çelişkili olup gerçekle bağdaşmadığını, davacının dava dilekçesinde 03.07.2012 tarihinden itibaren çalıştığını beyan ettiğini, yine aynı davacının Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi'nin 2019/311 Esas sayılı dosyasında 01.05.2010 tarihinden itibaren çalıştığını beyan ettiğini, davacının asgari ücretle kısmi süreli olarak puantaj usulü çalıştığını, Kıdem Tazminatı Anlaşma Protokolü başlıklı Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi'nin 2019/311 Esas sayılı dosyasına davacı tarafından sunulan, davacının ve davalının imzasını taşıyan protokolde davacının işe giriş tarihinin 02.12.2012 tarihi olduğunun davacı tarafça açıkça ikrar edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2-Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum açısından davanın usulden reddinin gerektiğini, mevzuat gereği bu davalarda Kuruma başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, davacının talep sonucunun açık olmadığını, tespiti talep edilen dönemde taraflar arasında hizmet akdi bulunup bulunmadığı, davacının işyerinde fiilen çalışıp çalışmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, Kurum kayıtları resmi belge niteliğinde olup aksinin eşdeğer delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işe girişi 03.12.2012 olup, tanıkların davacının 2012 yılında hangi ayda işe başlandığı hususunda tespite yarar bir beyanda bulunmadıklarını, işe giriş bildirgesinde bildirilenin aksine 03.07.2012 tarihinde çalışmaya başlandığı hususunu tespite yarar bir delil bulunmadığını, bildirimli döneme ilişkin olarak ise her ne kadar 2015 yılı Nisan ayında çıkış Mayıs ayında giriş görünmekte ise de, 2015 yılı Nisan ve Mayıs ayı puantaj ve ücret bordroları da imzalı olduğunda bu aylar için de tespit yapılamadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup delillerin eksik ve hatalı incelendiğini, mahkemece dinlenen tanıkların tutarlı beyanlarda bulunduklarını, davacının işe giriş tarihinin tanıklar tarafından tam olarak hatırlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... tarafından dosyaya sunulan puantaj ve ücret bordroları arasında çelişkiler olduğunu, davacının kendisinin ve ailesinin geçimini sağlamak için puantaj ve ücret bordrolarını imzalamak zorunda kaldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 03.07.2012-22.03.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.