Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19157 E. 2026/3522 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19157
Karar No
2026/3522
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1562 E., 2025/191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/269 E., 2025/222 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının davalıya ait işyerinde çalışırken 15.03.2016 tarihinde iş kazası geçirerek sakatlandığını ve meslekte kazanma gücünü yitirerek malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalının %100 kusurlu olduğunu, davacının kaza nedeniyle sağ elindeki bir parmağını kaybettiğini, diğer parmaklarında hareket kısıtlılığı meydana geldiğini, ömür boyu sürecek bir manevi ıstırap çekmeye mahkum olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL maddi tazminat ve 60.000,00 TL manevi tazminatın 15.03.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tecrübeli ve iş güvenliği eğitimlerini almış olan davacının, kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, yargılama sonunda davalının tam kusurlu olmadığının ortaya çıkacağını, ... tarafından sürekli işgöremezlik tespit edilirse bağlanacak gelirlerin rücuya tabi kısmının düşülmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".."-Davanın kısmen kabulü ile - 941.614,01 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, - 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1- Davalının istinaf başvurusunun HMK.353/b-1 maddesi uyarınca esastan reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının 14 kez iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine katıldığına dair ve iki kezde iş sağlığı ve güvenliği eğitimi başarı belgelerinin bulunduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, buna rağmen davacıya %40 oranında kusur izafe edilmesinin hakkaniyetli ve dosya kapsamına uygun olmadığını, davacının olayın meydana gelişinde tamamen kendisinin kusurlu olduğunun açık olduğunu, davacının anlık ve kasıtlı davranışı hakkında müvekkilinin alması gereken ancak almadığı bir tedbirin bulunmadığını, olayda tek kusurlu kişinin davacı olduğunu,davacı için %16,2 olarak belirlenen maluliyet oranının hatalı olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadan bu oranın kabulünün hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, raporda kademeli vergi kesintisi yapılması gerektiği hususunun dikkate alınmadığı gibi %16,2 olan maluliyet oranına göre pasif dönem hesabının hatalı olduğunu, kesinleşen Mahkeme kararındaki %16,2 maluliyet oranının kabul edilerek maddi tazminatın hesaplandığını, Mahkemece maluliyetin %16,2 olması halinde bağlanacak gelir ile bu gelirin ilk peşin sermaye tutarının hesaplanması ve TBK 55.madde kapsamında oluşan zarardan indirilmek suretiyle yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın reddi gerektiğini belirterek B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19157, K. 2026/3522, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19157-e-2026-3522-k-20bd8d6c49cf