Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18417 E. 2026/4752 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18417
Karar No
2026/4752
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/295 E., 2025/279 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıya ait işyerinde 20.03.2014-16.08.2015 tarihleri arasında aylık net 2000 TL ücretle, kısmi süreli olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesi ile de; 20.03.2014-17.12.2014 tarihleri arasında kısmi süreli ve 2.000 TL ücretle, 18.12.2014-18.08.2015 tarihleri arasında ise tam zamanlı ve 3.000 TL ücretle çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II.CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; Mahkemece; mali müşavir olan davacının mükellefleri tespit edilerek varsa imzalı belgeleri istenilmeli, tanık olarak beyanlarına başvurularak; davacının çalışmasının süresi, hangi işleri yaptığı, davalıya ait mali müşavirlik bürosunda kaç saat çalıştığı hususları tespit edilmeli; toplanan deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 27.05.2014-16.08.2015 tarihleri arasında aylık 52 saat olmak üzere toplam 102 gün davalı işyerinde asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; çalışmanın tam süreli olduğunu ve ücretini ispatladığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.İlgili Hukuk 1.Davanın yasal dayanakları, 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Prime esas kazanç tutarının tespiti davasının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77... sayılı Kanun'un 80. maddesidir. Bu kapsamda davacı işçinin, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı ...’na davalı işveren/işverenler tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. 2.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 389. (HMK’nun 298.) maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu hükümden anlaşılacağı gibi, mahkeme hükmünü gerekçesi ile birlikte tam olarak yazmış olsa bile, bunu duruşma tutanağına tamamen yazdırması ve okunması gerekir. Bir başka ifade ile mahkeme hükmünün hukuki varlık kazanabilmesi için onun tefhim edilmesi, verilen kararla, ne şekilde tefhim edildiğinin duruşma tutanağına yazılması zorunludur. Aynı maddenin son fıkrası gereğince de zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür. Kısa karar, bir davayı sona erdiren ( Niha-i ) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. (HMK’nun 297.) maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararında buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir. (10/04/1992 gün ve 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı) Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 2011/21-23 E. - 268 K., 2012/6-97 E. - 203 K., 2012/10-149 E. - 291 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. 3.Değerlendirme 1. Davacının davalıya ait işyerinde 20.03.2014-17.12.2014 tarihleri arasında kısmi süreli ve 2.000 TL ücretle, 18.12.2014-18.08.2015 tarihleri arasında ise tam zamanlı ve 3.000 TL ücretle çalıştığının tespiti istemiyle açılan eldeki davada; Mahkemece davacının 27.05.2014-16.08.2015 tarihleri arasında aylık 52 saat olmak üzere toplam 102 gün davalı işyerinde asgari ücret ile çalıştığının tespitine dair karar verilmiş ise de verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Mahkemece her ne kadar hizmet tespitine karar verilen çalışmanın başlangıç tarihi davalı tarafından davacıya 27.05.2014 tarihinde yapılan ücret ödemesine dayandırılmış ise de, dinlenilen tanıklardan bina görevlisi ... ve market sahibi ... 'ın davacının Nisan 2014 sonlarında çalışmaya başladığını beyan etmeleri ve İş Kanunu'nun ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin 32. maddesi gereğince ödemenin bir sonraki ayda yapılması hususu birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece davalı tarafından davacıya 27.05.2014 tarihinde yapılan ücret ödemesinin hangi ay için yapıldığı taraflardan sorulmalı, ne kadar ödendiği de belirlenerek hizmet başlangıç tarihi elde edilecek sonuca göre belirlenmeli; yine prime esas kazanç miktarı yönünden de davalı tarafından davacıya 27.05.2014 tarihinde yapılan ücret ödemesinin yazılı delil niteliği taşıması karşısında,27.05.2014 tarihinde yapılan maaş ödeme tutarı gözetilerek ilgili ayın prime esas kazanç miktarının iş bu yapılan ödemeye göre belirlenmesi gerekir. 2.Kabule göre de; Mahkemece davacının 27.05.2014-16.08.2015 tarihleri arasında aylık 52 saat olmak üzere toplam 102 gün davalı işyerinde asgari ücret ile çalıştığının tespitine dair verilen karar infaza elverişli değildir. Böyle bir hükmün infazı sırasında bir faydası olmayacağı gibi, davacının hangi tarihlerde ne kadar süre ile çalıştığı açıklanmadığı için, tam aksine tereddüt oluşturacağı da açıktır. Prime esas kazanç ve hizmet tespiti süreleri aylık olarak belirlenir ve aylık olarak Kuruma bildirilir. Açıklanan nedenlerle, kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırılması ve yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece, davacının talep konusu dönem içinde her bir takvim yılı içerisinde hangi tarihlerde ne kadar süre ile ve ne kadar ücret ile çalıştığının ay ay gösterilerek, açıkça ve tek tek tereddüte ... bırakmaksızın belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18417, K. 2026/4752, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18417-e-2026-4752-k-955f235b0534