Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1495 E. 2026/4772 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1495
Karar No
2026/4772
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1256 E., 2025/1737 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/363 E., 2020/490 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... ünvanlı işverenin .. sicil no.lu iş yerinde 01.05.1987 tarihinde sigortalı işe başladığını, çalışması esnasında işveren tarafından sigortasının yapıldığı ve primlerinin ödendiğinin bildirildiği, müvekkilinin Kurumdan döneme ait bordrolarını istediğinde döneme ait bordrolarının Kuruma verilmediğini öğrendiğini, davasının kabulü ile müvekkilinin sigorta hizmet başlangıcının işe giriş bildirgesinde yazan 01.05.1985 tarihi olarak tespiti ile davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece Mahkemesininn 26.10.2020 tarihli ve 2018/363 E. 2020/490 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1987 olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, davacının dava dışı .. işyeri sicil no'lu .. .. işyerinde 01.05.1987 tarihinde günün asgari ücreti ile 1 gün süre ile çalıştığının ancak sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 10.09.1987 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 10.01.2022 tarihli ve 2021/83 02... /39 K. sayılı ilamı ile Mahkemece öncelikle davacı asil celp edilerek çalışma şekli, işvereni, kimlerle birlikte çalıştığı, çalıştığı tarihte fabrikanın hangi ünitesinin inşaatının yapıldığı sorulması gerektiği, fabrika inşaatını yaptıran kişiler veya bunların işveren temsilcilerinden çalışmasını bilebilecek durumda olanlar varsa bu kişiler de tespit edilmesi ve davacının birlikte çalıştığını beyan ettiği kişiler dinlenmesi ile aynı işyerinde çalıştığını beyan eden tanık ...’ün, aynı işverenden kuruma verilen işe giriş bildirgesi olup olmadığının sorularak beyanlarının doğruluğunun denetlenmesi gerektiği, işe giriş bildirgesinde yazılı olan sigorta sicil numarasının sonrasında davacı tarafından neden kullanılmadığının da kurumdan sorulmak suretiyle çalışma olgusu her türlü şüpheden uzak somut bir şekilde belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince verilen 14.06.2023 tarihli kararıyla, , davanın kabulüne davacının dava dışı .. işyeri sicil no'lu Muammer Bayındır işyerinde 01.05.1987 tarihinde günün asgari ücreti ile 1 gün süre ile çalıştığının ancak sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 10.09.1987 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

2.Dairemizin 21.02.2024 tarihli ilamında "... davacının çalışma iddasında bulunduğu işin ne olduğu, işvereninin kim olduğu,site inşaatı ise hangi tarihler arasında inşaatın devam ettiği, site yapımını kim tarafından üstlenildiği, bu inşaatta çalışan yada davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek dinlenmeli,fabrika inşaatı olması halinde hangi ünitesinin inşaatının yapıldığı, fabrika inşaatını yaptıran kişiler veya bunların işveren temsilcilerinden davacının çalışmasını bilebilecek durumda olanların tespit edilerek dinlenmeli, belirlenecek işyerine göre vergi, ..., emniyet ve belediye aracılığıyla da komşu iş yeri araştırması yapılarak komşu işyeri sahibi yada çalışanlarının belirlenmesi halinde çalışma kayıtları da getirtilerek beyanlarına başvurulmalı, davacı asilin beyanında kalfa olduğunu belirttiği ... ..'nın kimlik bilgileri de tespit edilerek dinlenmeli,başkaca çalışmayı bilebilecek kişiler var ise onlar da tespit edilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışma olgusu her türlü şüpheden uzak somut bir şekilde belirlenmelidir...." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

C. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dairemizce bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda eksiklikler tamamlanmış, gelen bilgi ve belgelerden davacının aslında .. .. iş yerinde çalıştığı, işi giriş bildirgesinde farklı gözüken iş yeri kaydının esasen ..'ın birden fazla iş yeri sicil kaydı bulunmasından kaynaklandığı, davacının .. Sanayi Sitesi inşaat işinde çalışıyor olmasına rağmen dava dışı işverenin başka sicil no'lu iş yerinden bildirimin yapıldığı, fiili çalışmanın tanık beyanları ile de bu yönde doğrulandığı ve Dairemizce de bildirge tarihinde fiili çalışmanın gerçek olduğu kanaatine varılmakla aynı işverenin farklı iş yerinden yapılan bildirimler yönünden hak düşürücü sürenin işlemeyeceği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, Davanın kabulü ile davacının dava dışı .. işyeri sicil no'lu .. .. işyerinde 01.05.1987 tarihinde günün asgari ücreti ile 1 gün süre ile çalıştığının ancak sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 10.09.1987 olduğunun tespitine,karar verilmiştir. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili davanın reddinin gerektiğini beyanla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. 3.Eldeki davada,mahkemece 01.05.1987 tarihli işe giriş bildirgesi gözönüne alınarak verilen davanın kabulü kararı yerinde olmakla birlikte; davacının 10.09.1969 doğumlu olduğu, tespitine karar verilen 01.05.1987 tarihinde 17 yaşında olduğu, buna göre, davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 10.09.1987 tarihi olduğu, bu tarihten önceki hizmet süresinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir. 3. Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VII. KARAR 1.Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün (2) no.lu bendine eklenmek üzere, "... 01.05.1987 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine..." ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/1495, K. 2026/4772, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-1495-e-2026-4772-k-7883685bbe17