Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2618 E. 2026/4775 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2618
- Karar No
- 2026/4775
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2236 E., 2025/715 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/150 E., 2025/253 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davacının 12.12.2022 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanma talebinde bulunduğunu, fakat 1993 yılına ilişkin işe giriş bildirgesi verildiği fakat çalışma kaydına rastlanılmadığı gerekçesi ile aylık bağlanma talebinin reddedildiğini beyanla, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 02.01.1993 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının Kurum kayıtlarında belirtilenler dışında herhangi bir çalışmasının bulunmadığını beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı için dava dışı .. .. - .. .. adına tescilli inşaat mahiyetli .. sicil numaralı işyerinde 02.01.1993 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin 21.01.1993 tarih ve 063408 sayılı yazı ile Kurum kayıtlarına intikal ettiği, taraflar arasında bu hususta bir anlaşmazlık bulunmadığı, davacının işe giriş bildirgesinde yer alan 02.01.1993 tarihindeki çalışmasının hizmet cetveline işlenmesi yönündeki talebinin işyerinin 1993/1 dönem bordrosuna Kurum kayıtlarında rastlanamadığı gerekçesi ile reddedildiği, davacı tarafça sunulan 1993/1 bordrosunun işverende kalan suretinde davacının adı ve soyadının 02.01.1993 tarihinde işe girdiğinin, 30.01.1993 tarihinde işten ayrıldığının, kazancının 1.250.000 TL olduğunun yazılı olduğu, söz konusu bordro üzerindeki ıslak olduğu anlaşılan kaşede yer alan sicil numarasının Kurumda görev yapan personel ...'a ait olduğunun tespit edilmiş olması, duruşmada dinlenen tanık ...'ın söz konusu dönem bordrosunun üst tarafının kendisi tarafından doldurulduğunu ve ...'ya teslim edildiğini beyan etmiş olması, davacı tarafça sunulan Sosyal Sigortalar Kurumu .. Sigorta Müdürlüğünün 30.03.1993 tarih ve 078783 sayılı yazısında .. sicil numaralı .. .. .. adresinde kurulu işyerinin dosyasının tetkikinde 30.01.1993 tarihinde ikmal edildiği beyan edilen inşaatın 02.11.1991 - 30.01.1993 faaliyet devresine ait bildirgeler ile dönem bordrolarının verildiğinin ve primlerinin ödendiğinin anlaşıldığının belirtilmiş olması, davacı tarafça bir örneği sunulan dönem bordrosunun söz konusu bordronun sahteliği yönünde bir iddianın bulunmaması karşısında davacı tarafça sunulan dönem bordrosuna itibar etmek gerektiği değerlendirilmiştir. Buna göre ve tanık ...'ın da davacının .. .. - .. .. adına tescilli inşaat mahiyetli .. sicil numaralı işyerinde 02.01.1993 tarihindeki çalışmasını görgüye dayalı beyanları ile doğrulamış olması, davacının sigorta sicil numarasının 1993 yılı serilerinden olması gözetilerek davacının işe giriş bildirgesinde belirtilen 02.01.1993 tarihli çalışmasının fiili ve gerçek olduğu sonuç ve kanaatine varılmış..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 02.01.1993 tarihinde .. ..-.. .. adına .. sicil numarasıyla tescilli işyerinde 1 gün sigortalı olarak çalıştığının ve sigortallık başlangıç tarihinin 02.01.1993 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.