Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17723 E. 2026/5073 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17723
Karar No
2026/5073
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2261 E., 2025/119 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/215 E., 2025/19 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.04.2013 - 20.11.2020 tarihleri arasında fiili olarak kesintisiz çalıştığının tespiti ile bu süreler içerisinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin gözetilmesi gerektiğini, söz konusu iş yerinin müvekkilinden önce babası .. tarafından vefat ettiği tarih olan 30.01.2019 tarihine kadar işletilmiş olduğunu, bu tarihte müvekkili babası ile birlikte çalışmadığından davacının dava dilekçesinde belirttiği tarihlerde bir çalışmasının olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını, müvekkilinin babasının vefatından birkaç ay sonra diğer mirasçılar ile anlaşarak söz konusu işyerinin işletmesini devraldığını, ancak işletmeyi coronavirüs tedbirleri kapsamında faaliyetinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının fiilen açık bulunmayan işletmede müvekkili nezdinde sigortasız çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 3.Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma iddiasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması gerektiğini, davacının fiilen açık bulunmayan işletmede çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. 4.Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma iddiasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde aydınlatılması gerektiğini, davacının fiilen açık bulunmayan işletmede çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının fiilen açık bulunmayan işletmede müvekkil yanında çalıştığı iddiası gerçek dışı olduğunu, bu sebeple haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; çalışmanın fasılalı geçmiş olması sebebiyle, her yeni çalışma yeni bir başlangıç olduğundan önceki çalışmalar yönünden hak düşürücü sürenin yeniden başladığı göz önünde bulundurulması gerektiğini, Kurum tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden müvekkil kurumun sorumlu tutulmaması gerektiğini, kararda aleyhimize olan kısmın eksik inceleme sonucu verildiği, dolayısıyla, usul ve yasaya aykırı olduğu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekilince ve feri müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17723, K. 2026/5073, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17723-e-2026-5073-k-6dd3b523e1e3