Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17408 E. 2026/6022 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17408
- Karar No
- 2026/6022
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2302 E., 2025/1465 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/9 E., 2023/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin .. sigorta sicil numarasıyla 4/a sigorta kolundan çalışma hayatına başladığını ancak kalp yetmezliği, kronik şizofreni, hipertansiyon, miyopi astigmat aritmiler klas hastalıkları sonucu %94 oranında engelli olduğuna dair .. .. ... ve Araştırma Hastanesinin raporunun bulunduğunu, bu raporlar üzerine ayrıca .. Ruh ve Sinir Hastalıkları ... ve Araştırma Hastanesinden müvekkilinin ayrışmamış şizofreni tanısı ile çalışma gücünü kaybettiği ve hastalığının kronisite kazandığını, maluliyetinin uygun olduğunun sağlık kurulu raporu ile sabit olduğunu, bu maluliyet oranının dikkate alınarak emekliliğe sevk edilmesi yönündeki talebinin kurum tarafından reddedildiğini belirterek, müvekkilinin hastalığı nedeniyle çalışma gücünü kaybettiğini, engelli olduğunu ve tek başına yaşamını dahi idame ettiremeyeceğinin dikkate alınarak çalışamayacak durumda olduğu cihetle müvekkilinin malulen emekliliğine hükmen karar verilmesini ve 28.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile de birikmiş aylıklarının faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili Kurumca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1- .. T.C. kimlik numaralı davacı ...'na 5510 sayılı Kanun'un 26. maddesi gereğince 01.12.2011 tarihi itibariyle malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 2- Hak kazandığı 01.12.2011 tarihi itibari ile aylıkların geç ödenmesi nedeniyle birikmiş aylıklarının 5510 sayılı Kanun'un 42. maddesi gereğince faiz başlangıç tarihi olan 01.03.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre davacının ''şizofreni'' rahatsızlığı sebebiyle çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olduğunun esasen kurumun da kabulünde olduğu, ihtilafın maluliyete neden olan rahatsızlığın ilk işe girdiği tarihte mevcut olup olmadığı, işe bu arıza ile girip girmediği noktasında toplandığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve İkinci Üst Kurulu raporlarına göre çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olan davacının maluliyet başlangıcının 17.11.2011 tarihi olduğu, bu haliyle Kurumun aylık ret gerekçesi ve işleminin yerinde olmadığı, sigorta başlangıç tarihi 03.05.1993 olan davacının 5510 sayılı Kanun'un 26. maddesine göre aylık başvurusunda bulunduğu 05.10.2011 tarihinde en az 10 yıldan beri sigortalılığı ve 1800 günden fazla prim gün sayısının bulunduğu, malulen emekliliğe hak kazandığı, Mahkeme kararında hata bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Kurumun başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, Kurum tarafından yapılan tespitlerin 506 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre yapıldığını, Mahkemece gerçekleştirilecek tespitlerde de bu tüzük hükümlerinin esas alınması gerektiğini, Kurum tarafından yapılan işlemler yasal olup bir hata bulunmadığını, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.