Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16664 E. 2026/3941 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16664
Karar No
2026/3941
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1126 E., 2025/471 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/86 E., 2024/236 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I.DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacının, 20.08.2014 tarihinde işverence işe gidiş geliş için kendisine tahsis edilen araçla park ve bahçelerin sulamasını kontrol ettikten sonra saat 20:30'da iş yerinden ayrılarak evine gittiği esnada .. .. Sokak .. Sitesi girişi yakınlarında saat 21:00 civarında aracın kontrolünü kaybetmek suretiyle trafik iş kazası geçirdiğini, kazada ağır yaralanan davacının, .. Üniversitesi .. .. Tıp Merkezine kaldırıldığını, femür ve diğer kısımlarının kırık olması nedeniyle ameliyatla metal implant (platin) uygulandığını, 23.01.2020 tarihinde Kuruma iş kazası bildirimi yaptıklarını, bu nedenle Kurumda iş kazasıyla ilgili incelemeler başlatıldığını; ancak kazanın iş kazası olmadığına karar verildiğini, yapılan incelemenin eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek, aksi Kurum işleminin iptali ile davacının maruz kaldığı 20.08.2014 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... Konut İnş. San. Taş. Tur. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, iş kazasından ve bu kazadan dolayı meydana gelen zarardan işverenin sorumlu tutulabilmesi için kazanın Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'u ve Yargıtay uygulamaları çerçevesinde belirtilen hallerde meydana gelmiş olması ve işverenin de meydana gelen zararda uygun illiyet bağına göre kusurunun bulunması gerektiğini, ... Araştırma/Soruşturma ve İnceleme Raporunda da yer aldığı üzere davalının, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kazanın mesai saatleri dışında gerçekleştiğini, dolayısı ile iş kazası olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. madde kapsamına ilişkin olduğuna dair ispata elverişli belge sunmadığını, bu nedenle kazanın iş kazası olup olmadığına dair inceleme yapılamadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davalı ... çalışanı olmadığını, davaya konu kaza nedeniyle davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı ve olaya dair kısmi bilgisi bulunan tanık ...'ın aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, olay günü kaza saati olan 21.00-21.30 sıralarında davacının çalıştığına dair çelişkili beyanda bulunan ... dışında somut delil olmadığı, yine belirtilen saat itibari ile davalıların davacıyı görevlendirdiklerine ya da davacının fazla mesai yaptığına dair somut delillerin sunulmadığı, zira davacının iş kazası nedeni ile Kuruma başvurusunun olaydan yaklaşık 6 yıl sonra olduğu, bu hali ile 20.08.2014 günü meydana gelen trafik kazasının işin yapıldığı yere gidiş geliş sırasında ya da davacının işini bitirip evine gittiği sırada meydana geldiğinin ispat edilemediği, söz konusu trafik kazasının 5510 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde tanımlanan iş kazası tanımına uymadığı kanaatine varılarak, asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden HMK.'nın 114/1-ı ve 115. maddeleri gereği derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, davacının, 20.08.2014 tarihinde işverence işe gidiş geliş için kendisine tahsis edilen araçla park ve bahçelerin sulamasını kontrol ettikten sonra saat 20:30'da iş yerinden ayrılarak evine gittiği esnada .. .. Sokak .. Sitesi girişi yakınlarında saat 21:00 civarında aracın kontrolünü kaybetmek suretiyle trafik iş kazası geçirdiğini, ...’ın Müfettiş Raporu ile Mahkeme huzurunda tanık olarak verdiği beyanın çelişkisinden dolayı hükme esas alınmamasının yerinde olmadığını, diğer tanık beyanlarından davacının yaptığı denetimden dolayı iş saatlerinin farklılık taşıdığı ve işyeri tarafından motosiklet verildiğinin doğrulandığını, davalı tarafça mesainin saat 17:00'da bittiğine dair ve davacı yanca imza edilmiş herhangi bir puantaj kaydının dosyaya sunulmadığını, davalı ... Başkanlığına tekrar dava açılmasına Mahkemenin sebebiyet verdiğini, aleyhe vekalet ücretinin yerinde olmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar iş kazasının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcının ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16664, K. 2026/3941, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-16664-e-2026-3941-k-79ca373af683