Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/4404 E. 2026/3939 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4404
Karar No
2026/3939
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2250 E., 2026/21 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/453 E., 2024/191 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hizmet akdinin Türkiye ..'ya ait Adıyaman Bölge Müdürlüğü iş yerinde çalışmakta iken 13.03.2020 tarihinde feshedildiğini, işe iade talepli .. Arabuluculuk Bürosu anlaşma belgesi gereği davacının 14.05.2020 tarihinde işverence işe alınmadığını ve hizmet akdinin feshedildiği 13.03.2020 tarihinden boşta geçen süre olarak belirlenen 14.05.2020 tarihine kadar olan süre için çalışmadığı halde işveren .. tarafından sigorta primlerinin yatırıldığını, ..aman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce ödenen yaşlılık aylığının “yersiz ödeme” gerekçesiyle kesildiğini, yapılan kesinti işlemine itiraz edildiğini, ancak .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından 03.08.2023 tarih ve .. sayılı yazı ile “5335 sayılı Kanun gereği işe iade sonrası fiili çalışma olmaksızın boşta geçen süre ücreti için prim yatırılanlardan kamu işyerinde çalışanların aylıklarının kesileceği” gerekçesiyle itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek, davacının yaşlılık aylığından Kurum tarafından yapılan kesinti işleminin iptaline, yaşlılık aylıklarından yapılan kesinti miktarlarının her bir kesinti tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacıya arabuluculuk anlaşması sonrası yapılan boşta geçen süreye ait ücret ödemeleri ve bu kapsamda yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmadığından 5335 sayılı Yasa'nın 30. maddesi kapsamında sayılmasının mümkün olmadığı, davalı Kurumun 5335 sayılı Yasa'nın 30. maddesine dayanarak yaptığı aylık iptali ve ödenen aylık ile ... ikramiyelerinin asıl ve faiz olarak borç çıkarılması işleminin hatalı olduğu, yapılan kesintilerin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılarak davacının davasının kabulü ile davalı Kurumun davacının yaşlılık aylığından kesinti yapılmasına ilişkin işleminin iptaline, davacının yaşlılık aylığından yapılan kesintilerin her bir kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş akdinin feshi üzerine yaşlılık aylığı almaya başladıktan sonra sonuçlanan işe iade arabuluculuk anlaşma belgesi uyarınca hak ettiği tazminatın ödenmesi nedeniyle fiilen işe başlamadığı halde Kurumca 5335 sayılı Yasa'nın 30. maddesi gerekçe gösterilerek yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespitine ve yapılan kesintilerin faizleriyle iadesine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/4404, K. 2026/3939, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-4404-e-2026-3939-k-cf06f5e146f9