Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16245 E. 2026/3211 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16245
- Karar No
- 2026/3211
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/78 E., 2025/140 K.
Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından ... ...'ın 07.09.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve vefat ettiğini, olayla ilgili olarak 17.03.2014 -120640 /İNC/07 tarih ve sayılı ... ... Başkanlığı tarafından rapor düzenlendiğini, düzenlenen rapora göre olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi 1. maddesi a ve b bentleri uyarınca iş kazası olduğunu, yine aynı Kanun'un 21. madde ve 76.maddeleri uyarınca davalıların sorumluğunun tespit edildiğini, Kurumun talep edebileceği miktarın mahkemece yapılacak kusur araştırması sonucu tespit edilmesi sonrası belirlenebilecek olması nedeniyle 6100 sayılı HMK 107. maddesi gereği alacağının tespiti ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere dava açıldığını, müvekkili kurum tarafından vefat eden sigortalının hak sahiplerine 278.086,99 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, müvekkili Kurumun zarara uğradığını, müvekkili Kurum zararının şimdilik 55.617,39 TL'sine tekabül eden kısmının bağlanan peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 16/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz açıldığını, meydana gelen iş kazası ile ilgili Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinde müvekkili hakkında yapılan yargılamada 2014/378 E.sayılı dosyada müvekkilinin kusursuz olduğunun anlaşıldığını, kusursuz olan müvekkili hakkında dava açılmasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; elektrik teknisyeni olan ... ... ...'ın 07.09.2013 tarihinde ... İlçesi ... Köyüne elektrik kesintisi amacı ile gittiğini ve elektriği kesmek için yüksek gerilim direğine çıktığı esnada ayrıcı kolu aşağı indirirken elektrik çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, müteveffanın ölümünden sorumlu olduğu iddiası ile müvekkilinin de davalı olarak gösterildiği işbu davanın açıldığının, bu davanın müvekkili açısından kabulünün imkansız olduğunu, müvekkili ... ünvanlı işveren müessesede ilçe işletme şefi olarak görev yaptığını, çalışanların tüm eğitimleri verildikten sonra çalışmaya başladıklarını ve müvekkilden emir aldıklarını, işetme nöbet sistemi ile çalıştıklarını, olay günü müvekkilinin izinli olduğunu, nöbetçi ekibin ... ... ve ...' in olduklarını, işletme şefi olan ...' in olay günü müvekkili arayarak Bekilli İlçesinde yangın sebebi ile Karayahşiler indirici merkezinden enerji kesintisi yapılacağını bildirdiğini, daha sonra da genel arızaları ve kesintileri bildirdikleri merkezi arayarak ...'da enerji olmadığı bilgisini verdiğini, yangından sonra ...' in müvekkilini arayarak hatta enerji verileceğini bildirdiğini, müvekkilinin de ... ve ... ... ...'ı arayarak... Merkezinden enerji verileceğini söylediğini, ayrıca ...' da çalışma yapan müteahhidin şefini arayarak enerjinin Karayahşilerden kesildiğini bildirdiğini, müvekkilinin ...'i arayarak ne yaptıklarını sorduğunda ...' in ...'e enerji kesmek için gittiklerini söylemesi üzerine olaydan haberi olduğunu, yapılan iş gereği vatandaşlardan gelen küçük çaplı arızalar nedeniyle yapılan çalışmalara müvekkilce talimat verilmediğini, olay günü ... ile müteveffanın yaptıkları işlemde her zaman yaptıkları ve uzmanlaştıkları bir iş olduğunu, olayın tamamen müteveffanın dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu meydana geldiğini, ...belgesi olan kişilerin yüksel gerilim altında çalışabildiklerini, bu belgeye sahip olan kişilerin elektrikle ilgili risk faktörlerini bildiği ve hangi önlemleri alması gerektiğini bu çalışma sonunda öğrendiğinin kabul edildiğini, ... ... ...'ın alabilecek durumda olduğu önlemleri almadığını, enerjiyi keserken ayağının altına yalıtkan tabure, yalıtkan paspas koyduktan sonra elektriği kesmesi gerektiğinin bildiği halde bu tedbirleri almadığını, ayrıca elektriği keserken ayırıcıya vücuduyla temas etmemesi gerektiği halde vücuduyla direğe temas ettiğini ve iş güvenliği kurallarına riayet etmediğini, müvekkilinin olay günü izinli olması ve yapılan işin ... ve ... ... ... tarafından defalarca yapıldığı göz önüne alındığında müvekkilinin bir ihmalinin olmadığının ortaya çıktığını, bu nedenle müvekkilin kusurlu atfedilmesinin kabul edilemez bir yanılgı olduğunu, belirtilen nedenlerde davanın müvekkille ilgili olan kısmını kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirketin genel merkezinin Eskişehir olduğunu, işbu davada yetkili mahkemenin Eskişehir İş Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, istem yönünden müvekkili şirket açısından mevzuat gereği alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, iş kazasına sebebiyet veren olayın 07.09.2013 tarihinde saat 17:00 sıralarında ... ...'ın ... girişinde bulunan yüksek gerilim direğinin ayırıcı kolunu indirerek enerjiyi kesmek istediği sırada elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesi şeklinde meydana gelen bir iş kazası olduğunu, müvekkili şirket tarafından verilen iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin malzemelerin olay yerine gidilen araçta mevcut olduğunu, ... işçi tarafından eldiven ve baret kullanıldığı, ancak olayın meydana gelmesinde asıl nedenin hattın halen enerji altında olduğunun anlaşıldığını, müteveffanın kesin bir bilgi olmamasına rağmen hattın enerji altından olmadığını düşünerek direğe müdahale edildiğini, Sivaslı CBS tarafından olayın akabinde yapılan 10.09.2013 tarihli keşif tutanağında topraklamanın 18,75 OHM olarak ölçüldüğü ve standartlara (20 ohm dan küçük) uygun olduğunun tespit edildiğini, ... işçinin direğe nasıl çıktığının anlaşılamadığını, çalışma arkadaşları ve diğer davalı ...'in keşif tutanağında verdiği ifadede işçinin duvara tırmanarak kolu indirmeye çalıştığının anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından çalışan kimsenin iş güvenliğini kendi dikkat ve inisiyatifine bırakılmasa da gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinden geçen nitelikli ve tecrübeli bir işçinin duvara tırmanarak direğe müdahale etmesinin teknik bilgiden çok normal şartlarda dahi teknik bilgisi olmayan düzeydeki işçilerin dahi bildiği en temel kurallardan biri olduğunu, ... ... ...'ın iş güvenliği konusunda eğitim almasına ve meslek lisesi mezunu olduğu göz önüne alınarak, çalışma arkadaşını dahi beklemeksizin ve açıklama yapmaksızın, kontrolsüz ve usulsüz şekilde duvara tırmanmak suretiyle enerji hattına müdahalesi hususunda kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından mesleki risklerin önlenmesinin eğitim ve bilgi verilmesinin devamlı ve düzenli aralıklarla yapıldığını, Sivaslı Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/378 E.sayılı ceza dosyasının kesinleşmemiş ise bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müteveffanın hak sahipleri tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin dosyaların Uşak 2. İş Mahkemesinin 2016/472 E. ve Mahkememizin 2017/143 E. sayılı dosyaları ile derdest olduğunu, bu kapsamda yapılması öngörülen bilirkişi raporu açısından derdest dosyaların kesinleşmesinin beklenilmesinin uygun olacağı kanaatinde olduklarını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, karar verilmiştir. VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairece özetle; "...1-Eldeki dava bakımından, mahkemece, davalı şirketin %60, işletme şefi davalı ...’ın %5, ekip şefi davalı ...’ın %10, kazalının %25 kusurlu olduğunu bildiren kusur raporu esas alınarak karar verilmiş ise de, Mahkemenin, kusura ilişkin kabulü eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, kazanın ... girişinde bulunan yüksek gerilim direğinin ayırıcı kolunun indirilerek enerjinin kesilmesi sırasında meydana geldiği anlaşılmakla, öncelikle açıklanan yöntem ile merkez yerine arıza yakınında iken enerjinin kesilmesinin teknik olarak mümkün olup olmadığı, ayırıcıdan enerjinin kesilmesi sırasında ark oluşmasının sebebinin ne olduğu, elektrik kesilmesinin olağan usul ve yöntemleri de irdelenerek, sigortalı ve davalıların alması gereken tedbirlerin neler olduğu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek açıklanmalı, risk değerlendirme raporu alınıp alınmadığı araştırılarak varlığı halinde ise celp edilip incelenerek, olayın tüm ayrıntıları ile oluş şeklini açıklayan, olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun, soyut ifadelere dayanmayan, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden usulüne uygun yeni bir kusur raporu alınmalı, dosya içeriğinde alınan kusur raporlarının da irdelenerek, oluşması halinde çelişkiyi de giderici bir rapor aldırılarak, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. 2-Mahkemece, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutarın esas alınması gerekmesi karşısında, sigortalının hak sahiplerinin gerçek zarar miktarları ayrı ayrı hesaplanarak bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerli geliri ile karşılaştırılması, gelirler yönünden davalıların teselsül sorumluluğu, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 5510 sayılı Kanun'un 21/1. ve 21/4. maddelerine göre irdelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir. 4.Davalı ... vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Eldeki davada, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yanılgılı değerlendirme yapılmıştır. Uyulan bozma ilamı gereğince yeniden alınan bilirkişi raporunda dava konusu olayda üç kişilik çalışma ekibi oluşturulmadığı, işçinin insiyatifine bırakıldığı, denetim sorumluluğunun gereklerinin yerine getirilmemesi gerekçesi ile davalıya fazla kusur verilmiş ise de, sigortalının yeterli eğitimi olup, kazayı önleyecek ve kişisel güvenliğinin sağlanmasına yönelik tedbirleri almadığı gözetilerek daha fazla kusurlu olduğu dikkate alınmaksızın hazırlanan kusur raporu oluşa uygun değildir. Bu sebeple, anılan hususlar gözetilerek uzman kişilerden oluşan yeni bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme içeren kusur raporunun esas alınarak karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.