Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15689 E. 2026/3183 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15689
- Karar No
- 2026/3183
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2216 E., 2025/2868 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/44 E., 2022/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, (...) sicil numaralı ... .... ve .... .... .... iş yerinden bildirilen sigortalılık süresinin davalı Kurum tarafından sahte sigortalılık olduğundan bahisle silindiğini, bu nedenle davacının analık geçici iş göremezlik ödeneğinin de iptal edildiğini ve davacıya borç tahakkuk ettirilerek İzmir 13. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6683 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz üzerine davalı Kurum tarafından İzmir 8. İş Mahkemesi’nde itirazın iptali davası açıldığını, anılan Mahkemenin 2012/450 Esas ve 2014/111 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2014/22793 Esas ve 2014/20134 Karar sayılı kararı ile kesinlikten ret kararı verildiğini, bu nedenle davalı Kuruma başvuru yapılarak yeniden yargılamaya gerek olmaksızın, haksız olarak re’sen silinen hizmetlerin iadesinin talep edildiğini, Kurum tarafından işlem yapılmadığını beyanla davacının (...) sicil numaralı ... ....ve .... .... .... iş yerinden bildirilen çalışmalarının geçerli olduğunun tespitine ve davalı Kurum kayıtlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; ... sicil sayılı .... .... .... ve .... .... .... işyerinden davacı .... kimlik numaralı ... adına bildirilen 2009/10. ay ile 2012/01. ay olmak üzere toplam 709 gün çalıştığının tespiti ile çalışmalarının iptaline dair davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 1. İş Mahkemesi'nden verilen 21.04.2022 tarih, 2018/44 Esas ve 2022/89 Karar sayılı karara yönelik davalı Kurum vekili vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; İzmir 8. İş Mahkemesinde görülen davanın hizmet tespiti davası olmadığını, itirazın iptali davası olduğunu, bu nedenle işlem yapılamayacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava dışı ... .... ve .... .... .... unvanlı işyerinde geçen çalışmalarının gerçek olup olmadığı, Kurumun aksine işleminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
İnceleme konusu davada davacı, Kurum tarafından iptal edilen 26.10.2009 - 30.01.2012 tarihleri arasında dava dışı .... .... .... ve .... .... .... unvanlı işyerinden yapılan bildirimlerinin fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespitiyle Kurum işleminin iptalini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Somut olayda, dava dışı .... .... .... ve .... .... ....'nin "..." adresinde kayıtlı ... sicil sayılı işyerinden yapılan bildirimlerinin davacının analık geçici iş göremezlik ödeneğine müstahak olup olmadığı bakımından incelemeye tabi tutulduğu, dava dışı şirketin davacının eşi ... ile kayınvalidesi ... adına tescilli olduğu, Kurum denetmenlerince 06.07.2011 tarihinde şirketin "..." adresinde yapılan denetim sırasında işyerinin kapalı olduğunun tespit edildiği, çevresel soruşturma ile işyerinin devamlı açık olmadığının, ... tarafından haftada 1-2 gün süreyle işyerine gelinerek malzeme alındığının beyan edilmesi üzerine davacının işyerinde fiilen çalışmadığı değerlendirilerek hizmetlerinin 26.10.2009 tarihinden itibaren iptal edildiği, yargılama sırasında beyanlarına başvurulan bordro tanıklarından bir kısmı dava dışı şirketin ... adresinde yaklaşık 10 kişinin çalıştığı bakım atölyesi işyerinin, ayrıca ... semti ... satış yapılan bir işyerinin daha bulunduğunu beyan etmelerine karşın mahkemece davacının dava dışı şirketin hangi işyerinde çalıştığı tam olarak ortaya konulmadan hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. Bu kapsamda Mahkemece, somutlaştırma yükümlülüğü gereğince davacının beyanı alınarak dava dışı şirketin hangi işyerinde, hangi tarihte kimlerle çalıştığı sorulup, açıklığa kavuşturulmalı, bildirdiği işyerinin denetim yapılan işyeri olup olmadığı netleştirilmeli, ... işyerine ait sicil dosyası davalı Kurumdan getirtilmeli, anılan işyerinin dönem bordrolarından seçilecek yeteri kadar bordro tanığının beyanları alınmalı, alınan beyanların davanın aydınlatılması yönünde yetersiz olduğunun anlaşılması halinde ise komşu işyerleri tespit edilip, bu işylerinde çalışan/işleten kişilerin de beyanlarına başvurulmalı, tanık beyanları arasında çelişki olması halinde çelişki giderilmeli, buna göre araştırma genişletilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.