Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14695 E. 2026/3182 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14695
Karar No
2026/3182
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2435 E., 2025/1537 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/23 E., 2023/308 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından gönderilen 2022/14880 takip numaralı ödeme emrinin usul ve yasaya aykırı düzenlendiği, dava konusu borcun dava dışı ... olduğunu, şirketin Kurum nezdinde teminatları olduğunu, şirketten tahsil yoluna gidilmeden davacıya ödeme emri gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının şirketin yetkilisi olduğu dönemin 15.02.2022-17.05.2022 tarihleri arası olduğunu, gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun düzenlenmediğini belirterek davacıya gönderilen 2022/14880 takip numaralı ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen 2023/24 Esas sayılı dava dosyasına ait dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından gönderilen 2022/23655 takip numaralı ödeme emrinin usul ve yasaya aykırı düzenlendiğini, dava konusu borcun dava dışı .... olduğunu, şirketin Kurum nezdinde teminatları olduğunu, şirketten tahsil yoluna gidilmeden davacıya ödeme emri gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının şirketin yetkilisi olduğu dönemin 15.02.2022-17.05.2022 tarihleri arası olduğunu, gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun düzenlenmediğini belirterek davacıya gönderilen 2022/23655 takip numaralı ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen 2023/25 Esas sayılı dava dosyasına ait dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından gönderilen 2022/23654 takip numaralı ödeme emrinin usul ve yasaya aykırı düzenlendiğini, dava konusu borcun dava dışı .... olduğunu, şirketin kurum nezdinde teminatları olduğunu, şirketten tahsil yoluna gidilmeden davacıya ödeme emri gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının şirketin yetkilisi olduğu dönemin 15.02.2022-17.05.2022 tarihleri arası olduğunu, gönderilen ödeme emrinin usulüne uygun düzenlenmediğini belirterek davacıya gönderilen 2022/23654 takip numaralı ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile A-Davacının asıl davasının reddine, B-Birleşen Mahkememizin 2023/24 Esas sayılı dosyasının kısmen kabul kısmen reddi ile Ulucanlar ... Merkezi tarafından davacıya tebliğ edilen 2022/23655 takip numaralı ödeme emrinin 2022 yılının 4. ayına ait ve 2022 yılının 5. ayına ait prim ve gecikme faizine ait borç tutarlarının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, C-Birleşen Mahkememizin 2023/25 Esas sayılı dosyasının kısmen kabul kısmen reddi ile Ulucanlar ... Merkezi tarafından davacıya tebliğ edilen 2022/23654 takip numaralı ödeme emrinin 2022 yılının 4. ayına ait ve 2022 yılının 5. ayına ait işsizlik ve gecikme faizine ait borç tutarlarının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla söz konusu itirazları hakkında inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, davalarının tümden kabulü gerektiğini beyan etmektedir. 2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; süresinde ödenmeyen sigorta primi, idari para cezası, işsizlik sigortası primi, genel sağlık sigortası primi ve katılım payı alacaklarından dolayı tüzel kişiliğin mal varlığı ile birlikte, kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, mesul muhasip ve saymanları ile diğer tüzel kişiliklerin yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzey yöneticileri şahsi mal varlıklarıyla da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, buna göre Kurumun yaptığı işlemlerde bir yanlışlık olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda davalı Kurum tarafından davacıya tebliğ edilen 3 adet ödeme emrindeki borcun davacıya ait olup olmadığı, dava dışı şirkette davacının temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davanın yasal dayanaklarından biri olan 6762 sayılı Kanun'un 312. maddesinde, anonim şirketlerin esas mukavelesiyle tayin veya umumi heyetçe intihap edilmiş en az üç kişiden ibaret bir idare meclisi bulunur. İdare meclisi pay sahibi aza ortaklardan teşekkül eder. Ancak pay sahibi olmayan kimseler aza seçildikleri takdirde bunlar pay sahibi sıfatını kazandıktan sonra işe başlayabilirler. Pay sahibi olan hükmi bir şahıs idare meclisi azası olamaz. Fakat hükmi şahsın temsilcisi olan hakiki şahıslar idare meclisine aza seçilebilirler; başka düzenleme ise Türk Ticaret Kanunu madde 312/II uyarınca; yönetim kurulu üyeleri pay sahibi olanlar arasından seçilecektir. Pay ve pay senedi üzerinde intifa hakkı sahiplerinin genel kurula katılma ve oy kullanma haklarının olması, bunların yönetim kuruluna üye seçilebilme amacı için “pay sahibi” olarak değerlendirilmez. Yönetim kurulu üyesi olarak göreve başlamanın koşulu pay sahibi olmaktır. Dolayısıyla pay sahibi olmayanlar üye olarak seçilebilirler, ancak göreve başlayabilmeleri için, ortak sıfatını yani pay sahibi (en az bir pay) sıfatını kazanması gerekir. Üyenin ortak sıfatını taşıması gerekliliğinin konulmasındaki amaç; üyenin ortaklığa şahsi menfaat bağı ile bağlanmasıdır. Öte yandan, davanın bir başka yasal dayanağı olan; 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinin 20. fıkrasına göre Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Yukarıda anılan düzenleme ve açıklamalara göre eldeki dava değerlendirildiğinde, davacının ....’de 07.02.2022-16.05.2022 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduğu, ....’nin Kuruma prim borçlarından dolayı davacı adına düzenlenmiş 3 adet ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği, anılan ödeme emirlerindeki borç dönemlerinin 20 22... ., 3., 4. ve 5. aylarına ilişkin prim, işsizlik sigorta primi ve gecikme zamlarından oluştuğu, davacının 20 22... . ayını takip eden 5. ayda 16 gün süre ile Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulunduğu, 2022/4. aya ilişkin prim ve işsizlik sigortası primi ile gecikme zammı borçlarından da sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14695, K. 2026/3182, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14695-e-2026-3182-k-cf452d84dda7