Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15310 E. 2026/3221 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15310
Karar No
2026/3221
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1641 E., 2025/2890 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris İş Mahkemesi SAYISI : 2024/19 E., 2024/275 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının, davalı işverene ait işyerinde 26.05.2008 tarihinden itibaren tezgahtar olarak geçen çalışmalarında Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının aynı dilekçe ile Marmaris İş Mahkemesinin 2018/149 Esas sayılı dosyasına kayden dava açmış olduğu için derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının tüm alacak hak ve taleplerinin hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğradığını, davacının işe giriş tarihinin müvekkili işveren tarafından Kuruma bildirim yapılan tarih olduğunu, 12.02.2012 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrılan davacının daha sonra tekrar çalışmak istemesi nedeniyle işe alındığını ancak çalışmalarının hiçbir zaman sürekli olmadığını, tezgahtar olarak çalışan davacının asgari ücret aldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili; Kurum kayıtlarında davacının, davalı işverene ait işyerinden Kuruma verilmiş 28.07.2008 tarihli işe giriş bildirgesi bulunduğunu ancak sürekli çalışmanın gözükmediğini, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığı, fiili çalışmasının varlığından söz edebilmek için hizmet akdinin ana koşulu olan hizmet olgusunu da içeren bordrolarda davacının adının ve çalışmasının bulunmasının gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, davacı tarafın İlk Derece Mahkemesinin, 14.01.2021 tarih ve 2018/161 Esas, 2021/15 Karar sayılı kararına yönelik istinaf yolu başvurusunda bulunmadığı, eksik güne dayanak belgelere yönelik imza inkarında bulunmadığı dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğu, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı işverenin zoraki olarak ve doğrudan çalıştırmakta olduğu işçilerinin birikecek olan kıdem tazminatı alacaklarından baştan kurtulabilmek adına "kanuna karşı hile" ile ve işçilere zor koşarak, yani "bu belgeleri imzalamazsanız işinize derhal son veririm" şeklindeki tazyiki karşısında oluşmuş bu belgelerin (işten isteği ile ayrılma dilekçelerinin) davalı işveren lehine muteber delil olarak kabul edilmesi ve gerekçeli karara esas alınmasının, buna karşın dinlettikleri tanıkların beyanlarının yargılamaya etki etmemiş oluşunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, hakkaniyetle ve gerçek oluşla da bağdaşmadığını beyanla kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcının ve aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15310, K. 2026/3221, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-15310-e-2026-3221-k-5de9d6c1b4b7