Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14237 E. 2026/3261 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14237
- Karar No
- 2026/3261
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3059 E., 2025/1942 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/1401 E., 2022/374 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, babasından dolayı almakta olduğu aylığın davalı Kurumca kesildiğini, davacının Ankara 8. Aile Mahkemesinin 2003/305 E, 2004/769 K sayılı ilamı ile boşandığını, boşanma kararının 23.03.2004 tarihinde kesinleştiğini, davacının boşanmadan sonra eşiyle fiilen bir araya gelmediğini, eşinin nadiren çocuklarla şahsi münasebet kurduğunu, davacının psikiyatrik hastalığı nedeniyle hastanede tedavi gördüğünü, ataklar yaşadığında hastanede yatarak tedavi gördüğünü, hastanede kalışlarının uzun sürdüğünü, davacının hastanede kaldığı birkaç dönemde eşinin çocuklara bakmak için geldiğini ancak davacının eşini hiç görmediğini, Kurum işlemlerinin yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesi olduğunu, yasanın yürürlük tarihinin 01.10.2008, davacının boşanma tarihinin ise 23.03.2004 olduğunu, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu beyanla, Kurum işleminin iptali ile bu güne kadar davacıya ödenmeyen aylıkların ödenmesine ayrıca durdurulan sağlık hizmetlerinin tedbiren ve nihayetinde kalıcı olarak başlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görev, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamına göre ... Denetmeninin düzenlediği inceleme raporu ve rapor ekindeki bilgi-belgelerden, davacı anlatımlarından ve dinlenen kamu tanık beyanlarından davacının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği sabit olup 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, 1. Müvekkilinin yaşadığı yer apartman yöneticilikleriyle yapılan yazışmalarda müvekkilinin yaşadığı konutta annesiyle ve çocuklarıyla birlikte kaldığının Mahkemeye bildirildiğini, 2.İkamet araştırmasında ve YSK sorgulamasında müvekkilinin boşandığı eşinin kayıtlarının Ankara'da olmadığının anlaşıldığını, 3.Boşandığı eşinin müvekkiline şiddet uyguladığını ve ayrıca fiili birliktelik iddia edilen tarihte müvekkilinin eski eşi hakkında yakalama kararı bulunduğunu, 4.Müvekkilinin boşandığı eşiyle müşterek çocukları dışında herhangi bir ortak yaşamı bulunmadığının sabit olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eş ile fiilen birlikte yaşama nedeniyle aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.