Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1063 E. 2026/2978 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1063
- Karar No
- 2026/2978
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1790 E., 2025/1947 K.
DAVA TARİHİ : 25.03.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/98 E., 2023/200 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 08.11.2015-09.02.2022 tarihleri arasında şef garson olarak net 3.800,00 TL ücret karşılığında çalıştığını, ücretinin asgari ücret kısmının bankadan, kalanının ise elden ödendiğini, 2022 yılı Ocak ayından itibaren ücretinin 5.500,00 TL olarak belirlendiğini, davacının alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin ödenmeyen 2022 yılı Ocak ve Şubat ayına ait 9 günlük ücret alacağının bulunduğunu ileri sürerek; kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, davacının kendi el yazısıyla yazdığı istifa dilekçesi ile işyerinden ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, ödenmeyen alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının son çıplak ücretinin brüt 6.356,28 TL olduğu, davacının iş sözleşmesini 12.02.2022 tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshettiğini beyan ettiği, her ne kadar istifa dilekçesi sunulsa da bu istifa metnine itibar edilmediği, tanık beyanları doğrultusunda davacının fazla çalışma süresinin, hafta tatili çalışmaları ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde gerçekleştirdiği çalışmalarının ispat edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça istifa dilekçesinde sebep bildirilmediği, daha sonra ihtarname ile alacaklarının ödenmemesi ve ücretinin eksik bildirilmesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini bildirdiği, bu hâlde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulünün gerektiği, söz konusu istifa dilekçesinde ocak-şubat aylarına ilişkin hak edişlerinin ödendiğini belirttiği ancak hak ediş olarak belirtilen ödemeler içinde ücret alacağının bulunup bulunmadığının belirtilmediği, hak ediş terimi ile hangi alacakları kastedildiğinin de belirli olmadığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, 2. İstifa dilekçesine itibar edilmesi gerektiğini ocak ve şubat aylarına ilişkin hak edişlerini aldığını belirttiğini, ücret alacağı yönünden bu beyanına değer verilmesi gerektiğini, 3. Yıllık ücretli izinlerinin tamamını kullandığını, 4. Ödenmeyen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fesih, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.