Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12791 E. 2026/3260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12791
Karar No
2026/3260
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/790 E., 2025/944 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/13 E., 2025/26 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı işveren vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.10.2012 tarihinde yevmiyeci inşaat işçisi olarak davalıya ait ... iş yerinde sahaya beton dökme işini yaptığı sırada beton pompa kamyonunun bom olarak bilinen boğumunun yüksek gerilim hattına değmesi neticesinde elektrik çarpması sonucu yaralandığını, davacının hastane raporuna göre %12 oranında engelli bulunduğunu, davalı işveren tarafından davacının sigortalılık kaydının yapılmadığını, kanuna göre sigortalı sayılan ancak işverence sigorta girişi Kuruma bildirilmeyen davacının sigortalılığının tespitine, davacının geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. I. CEVAP Davalı ... vekili; yetki itirazında bulunarak ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacı ile davalı arasında herhangi bir işçi işveren ilişkisi de bulunmadığını, davalının dava dışı ... isimli inşaat ustası ile beton işi konusunda anlaştığını, kazanın ...'un beton işini ifası sırasında meydana geldiğini, husumetin ...'a yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca kazanın olduğu tarihte davacının farklı bir iş yerinde sigortalı olarak çalıştığını, kazanın olduğunu öğrenen ilgili işyerinin davacının sigorta kaydını durdurduğunu, davalının bilgisi ve talimatı olmaksızın davacının iş sahasına girdiğini, olayın meydana geldiği yerdeki yüksek gerilim hattının davalıya ait olmadığını, hat maliklerinin tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili; davacının iş kazası olduğunu iddia ettiği 21.10.2012 tarihinde herhangi bir iş yerinden sigortalılık bildiriminin bulunmadığını, diğer davalı ...'e ait iş yerinden de sigortalılık bildiriminin mevcut olmadığını, hizmet tespiti ve iş kazasının tespiti taleplerinin ayrılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hizmet tespiti davası tefrik edilmek suretiyle, davanın kabulüne; davacının davalı ... bünyesinde çalışması sırasında 21.10.2012 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ile davalı işveren vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Eldeki dosyanın tefrik edildiği, taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasının yapılan yargılaması sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.20 20... /299 E. - 2020/96 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın istinafı üzerine Dairemizin 16.11.20 23... /673 Esas- 2023/1962 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak "Davanın kabulü ile davacının, davalı ... ünvanlı ... sicil numaralı iş yerinde, 21.10.2012 tarihinde bir gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 09.05.20 24... /1340 Esas-2024/5160 Karar sayılı ilamı ile karar onanarak kesinleşmiştir. ... Kurumunun 26.05.20 21... /407109/026 sayılı inceleme raporu ile davacının ... sicil no.lu ... (...) unvanlı iş yeri sigortalısı olduğu, 21.10.2012 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, kesinleşen hizmet tespiti davası, tanık anlatımları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığı sırada 21.10.2012 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğu anlaşılmakla Mahkemece verilen karar yerindedir." gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle; 1.Davacının söz konusu iş yerinden sigortalılık bildiriminin bulunmadığını, davacının iş sözleşmesine bağlı olarak çalışmadığını, 2.Kazanın iş kazası olarak değerlendirilmesi dikkate alındığında davanın tam olarak aydınlanmadığını, çelişkinin giderilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili özetle; 1.Davanın zamanaşımına uğradığını, 2.Husumet itirazında bulunduklarını, 3.Müvekkilinin mermer işi ile uğraştığını, dava dışı ... ile müvekkili arasında beton işi yapımı üzerine sözlü anlaşma yapıldığını, davacının bu işin yapımında ... isimli kişinin maiyetinde çalıştığını, yapılan işin eser sözleşmesi kapsamına girdiğini, dinlenen tüm tanık ifadelerinden davacı ile davalı arasında bağımlı ve sürekli iş ilişkisinin mevcut olmadığının anlaşıldığını, 4.Kazanın olduğu tarihte, davacının başka bir iş yerinde çalışmakta olduğunu, 5.Davacının müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmaksızın iş sahasına girdiğini, 6.Kararın usule, yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12791, K. 2026/3260, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-12791-e-2026-3260-k-d1f3eff2c7a8