Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13658 E. 2026/3511 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13658
- Karar No
- 2026/3511
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2327 E., 2025/1309 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/141 E., 2023/139 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; davalılar vekilinin duruşma talep ettiği ancak kararın nitelik bakımından duruşmaya tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla duruşma talebinin reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işyeri çalışanlarından sigortalı ...'un 10.09.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle, sigortalıya bağlanan gelir ve ödemelerle Kurum zararının oluştuğunu, sigortalıya bağlanan 66.867,18 TL peşin sermaye değerli gelir, 20.859,72 TL geçici iş görmezlik ödeneği olmak üzere toplam 87.726,90 TL Kurum alacağının şimdilik 17.545,38 TL'sinin gelir ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 05.04.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda talebini arttırmıştır. Davacı vekili Bakırköy 46. İş Mahkemesinin 2021/141 E.-2021/6 K. sayılı birleşen dava dosyasında dava dilekçesinde özetle; 78.954,21 TL'nin onay, ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; işyerindeki ilk çalışma gününde kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, bu konuda kendisine emir ve talimat verilmediğini, uyarı levhaları olduğu halde kazalının dikkatsiz davrandığını, işverenin gerekli tüm tedbirleri aldığını, davayı ve kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Kurum vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 23.ve 21. maddeleri gereğince dava açıldığını, işe giriş bildirgesinin yasal süresinde verilmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 23. maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusu miktarın tamamından işverenin kusura bakılmaksızın sorumlu olduğunu, Mahkemece itirazları dikkate alınmaksızın takdiri indirim uygulanarak karar verildiğini, kusur oranlarının hatalı hesaplandığını, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, hatalı kusur raporuna dayanılarak düzenlenen hesap raporununun da hatalı olduğunu, vekalet ücretleri, yargılama giderleri ve harçlar eksik ve hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın iş yerinde henüz iş başı yapmadığı, oryantasyon eğitimi aldığı gün geçekleştiğini, kendisine bu konuda hiçbir emir talimat verilmediğini, yük liftine binmenin yasak olduğunu, söz konusu olayın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğunu, yük liftinin rutin kontrollerinin yapıldığını, olayda, davacının kusur ve ihmali müvekkil şirketin mevcut kaza ile olan illiyet bağının kesildiğini, geçici iş göremezlik bedelinin ve hastane masraflarının rucüen tazminata konu edilebilmesi de mümkün olmadığını, kusur oranlarının hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinden itibaren kazalının iyileşmiş ve maluliyet oranının azalmış olabileceği ihtimallerinin görmezden gelindiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekili ve davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.