Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/844 E. 2026/3120 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/844
Karar No
2026/3120
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2582 E., 2025/3046 K. DAVA TARİHİ : 01.02.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/43 E., 2025/232 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... bağlı işyerinde bakım personeli olarak asgari ücretin ...%... fazlası ücretle çalışırken 02.04.2018 tarihinden itibaren asgari ücretin ...%... fazlası ücretle daimi kadroya geçirildiğini, her yıl asgari ücretin belli bir oranda fazlası belirlendikten sonra toplu iş sözleşmesinde yazılı zam oranlarının uygulanması gerektiğini, dava konusu edilen dönemde davalı işverence ücretin eksik ödendiğini, ücretin düşürülmesine ilişkin muvafakat alınmadığını, davacının, işyerinde 24 saat usulü ile aralıksız olarak 1 hafta, sonra 15 gün aralıksız, daha sonra ise 10'ar günlük nöbetler suretiyle çalıştığını, 20.00-06.00 arası yapılan çalışmalar için gece zammı ödeneceğinin toplu iş sözleşmesinde düzenlendiğini, davacının 15... 'ar günlük nöbet dönemlerine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, gece zammı ücretleri ile ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, pandemi sebebiyle 02.04.2020 tarihinde önce 7 günlük sabit vardiya sistemine geçildiğini, sonrasında yeni talimatla vardiyaların 14 gün olarak uygulanmaya başlandığını, denkleştirme esası gereği vardiyadan sonra işçinin dinlendirildiğini, davacının bir alacağı bulunmadığını, davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadroya geçiş aşamasında taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücret ve ödeme şekline ilişkin düzenlemede davacının ücreti asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde tespit edilmediğinden davacının ücret farkı, ikramiye farkı ve ilave tediye fark alacağı taleplerinin reddi gerektiği; davalı tarafça vardiya çizelgeleri ve ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının karşılığı ödenmeyen dava konusu alacaklarının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadroya alınması ile birlikte işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceği öngörülmediğinden fark ücret, ilave tediye, ikramiye taleplerinin reddinin yerinde olduğu, davacının kabule konu ücret alacakları puantaj kaydı, bordro ve sair işyeri kayıtlarına göre doğru olarak tespit edildiğinden davacının istinaf isteminin isabetsiz olduğu, dosyada kabule konu miktar dikkate alındığında davalının istinaf talebinin kesinlikten reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktardan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının dayanışma aidatı ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmadığı noktasında gerekli incelemenin yapılmadığını, b. Davalının eksik bilgi ve belge sunması nedeniyle hesaplamaların eksik yapıldığını, c. Davacının ücret alacaklarının ödenmediğini veya eksik ödendiğini, ç. Ödemelerin sadece ödemenin yapıldığı o ayın alacağından mahsubu gerektiğini, d. Gece 7.5 saati aşan çalışmaların fazla çalışma hesabına dâhil edilmesi gerektiğini, hesap dönemlerinin eksik olduğunu, e. Ücret farkı, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının reddinin hatalı olduğunu, ücrette tek taraflı indirim yapıldığı ve hâlen eksik ücret ödendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; a. Davacının müvekkil İdareden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, davacı lehine fazla çalışma, gece zammı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretine hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun düşmediğini, b. Davalı tarafından yapılan fazla ödemelerin, ay bazında değil toplu olarak mahsup edilmesi gerektiğini c. Alacakların zamanaşımına uğradığını, ç. Bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, itirazların neden reddedildiği gerekçelendirilmeden karar verildiğini, d. Fazla çalışmada ara dinlenme sürelerine dikkat edilmediğini, hesaplamanın toplu iş sözleşmesi hükümleri yerine 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre yapılarak saat ücretinin %60 fazlası değil, %50 fazlası üzerinden fazla çalışma ücreti hesaplanması gerekirken, saat ücretinin %60 fazlası üzerinden yapılan hesabın hatalı olduğunu, alacaktan indirim yapılması gerektiğini, denkleştirme esasına göre değerlendirme yapılması gerektiğini, e. Davacının gece çalışma zammı alacakları ödendiğinden talebin reddi gerektiğini, f. Davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı bulunmadığını, alacaktan indirim yapılması gerektiğini, çalışma karşılığı olmayan ulusal bayram ve genel tatil ücreti işçinin maaşı içinde ödendiğinden, günlük ücretin 2 kat fazlası üzerinden yapılan hesabın fazla hesaplamaya neden olduğunu, g. Davacının hafta tatili alacağı bulunmadığını, hesaplanan hafta tatili ücretinden indirim yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda çalışılmayan günlerin denetime elverişli şekilde gösterilmediğini, hesaplamanın denetime elverişli yapılmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, gece zammı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/844, K. 2026/3120, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-844-e-2026-3120-k-93c52dff8c26