Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18462 E. 2026/3507 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18462
Karar No
2026/3507
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1394 E., 2025/1899 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/135 E., 2024/130 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin... ticaret sicil numaralı ve ...T.C. kimlik numarası ile 27.07.1993 tarihinden itibaren Ticaret Siciline kayıtlı ve de ... Vergi Dairesine tabi olarak faaliyetine başladığını ve devam ettiğini, davalı yana yapılan başvuru neticesinin ilgili tarihten itibaren kaydı bulunmadığı, müvekkili adına sigortalılığın 27.07.1993 tarihinden itibaren değil, 29.03.2002 tarihinden itibaren başlatılmış bulunduğu cevabı verildiğini, müvekkilinin bu sürece ilişkin vergi kayıtlarının mevcut olduğunu, müvekkilinin 27.07.1993 tarihinde sicile kayıt olduğunu, Bağ-Kur sigortalısı olarak çalıştığını,müvekkilinin bu çalışmasına ilişkin olarak Kuruma yaptığı başvurunun Vergi ve Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına bağlı olarak kabulü gerekirken başvurusunun reddedildiğini, Kurumun müvekkilini 29.03.2002 tarihinden itibaren sigortalı saymasının yersiz olduğunu, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 27.07.1993 olarak tespitine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalılığının 29.03.2002'de başlatıldığının anlaşıldığını, davacının sigortalılığının talebi gibi 27.07.1993 tarihinde başlatılmasının da kanunen mümkün bulunmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davaya Kurumları yol açmadığından işveren ve davacının kendisi yol açtığından davanın kabulü halinde dahi Kurumları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın öncelikle usulden aksi durumda esastan reddi ile yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan ve davanın esasını etkileyen ... Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) kayıtlarının göz ardı edildiğini, karar gerekçesinde ... Ticaret ve Sanayi Odası tarafından davacının kaydının tespit edilmediği belirtilmiş ise de; dosyada fiziken mevcut olan ve müvekkil lehine olan bir delilin yok sayılarak hüküm kurulduğunu, adil yargılanma ve gerekçeli karar haklarının ihlal edildiğini, Mahkemece Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının davacının adına bir yetki belgesi bulunmadığı yönündeki yazısını hükme esas aldığını, şirketin ünvanına "NAKLİYE" ibaresinin eklenebilmesi, ilgili Bakanlıktan alınan yetki belgesinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibrazını zorunlu olduğunu, delillerin birbiri ile çeliştiğini, Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek kararın bozulması talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, dosya içerisine alınan bilgi ve belgeler, tanıklar beyanı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18462, K. 2026/3507, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18462-e-2026-3507-k-6bdc984b06a5