Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13569 E. 2026/4375 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13569
- Karar No
- 2026/4375
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/599 E., 2024/313 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/224 E., 2024/228 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...' in davalı işverenliğe ait iş yerinde çalışırken 20.10.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini, olayın meydana gelmesinde müteveffanın kusurunun bulunmadığını beyanla maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın hız sınırlarına uymaması sonucu kazanın meydana geldiğini, davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, müteveffanın sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödendiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davalının iş güvenliği önlemlerini almayarak %60 oranında kusurlu olduğunun kusur raporu, tanık ifadeleri, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, hesap bilirkişinin 11.03.2024 tarihli ek raporu uyarınca davacı eş ve çocuklara sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin ifa amaçlı olduğu değerlendirilerek , ödemeye esas alınan tutarların davacıların ödemeye esas karar tarihindeki gerçek zararını hangi oranda karşıladığının belirlenmesi ve iş bu rapor tarihindeki verilere göre tespit edilen maddi zarar tutarlarından bu oranda indirim yapılması gerektiği kabulü ile 1.303,150,24 maddi tazminatın davacı ... yönünden, 117.462,35 TL maddi tazminatın davacı ... yönünden, 414.093,94 TL maddi tazminatın davacı ... yönünden, 182.745,83 TL maddi tazminatın davacı ... yönünden kaza tarihi olan 20.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise tarafların sosyal ve içtimai durumları, kusur oranları, davacıların murisinin vefat etmiş olması, paranın satın alma gücü tarafların ... ile yakınlık dereceleri nazara alınarak takdiren davacı eş yönünden 85.000,00 TL, çocuklar yönünden 50.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin denkleştirme yoluyla mahsup edilmesinin ve pasif dönem hesabına esas alınan ücrete ilişkin belirlemenin hatalı olduğunu, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın çok az olduğunu, asgari ücrette artış olması durumunda tekrar hesaplama yapılmasını talep ettiklerini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, birleşen dava yönünden savunma hakkının kısıtlandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı işverene yüklenecek kusur bulunmadığını, gerekli denetimlerin yapıldığını, ilgili personele gerekli eğitimlerin verildiğini, gerek kazanın meydana geldiği yer, gerekse kusur durumuna ilişkin hatalı tespitlerle düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda usul ve yasaya aykırı hüküm tesis edildiğini, destek sürelerine ilişkin verilerin dosyaya kazandırılmadığını, destek sürelerinin doğru belirlenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hak sahiplerinin destek paylarının da hatalı şekilde belirlendiğini, zamanaşımı itirazları dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, fahiş miktarda yüksek şekilde takdir edilen manevi tazminatın kanununa aykırı olduğunu beyan ederek mahkemenin kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A)Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının ve davalı vekilinin davacılardan ... ve ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacılardan ... ve ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin ve davalı vekilinin davacılardan ... ve ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davalı vekilinin davacılardan ... ve ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcın davalıdan alınmasına, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.