Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/915 E. 2026/6716 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/915
- Karar No
- 2026/6716
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/449 E., 2025/1780 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Selendi Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/31 E., 2021/236 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve boşanma davasının reddi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davası hakkında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dinlenen tanıkların dava dilekçesinde usulüne uygun şekilde dayanılan ve davalıya kusur olarak yüklenebilecek olan bir vakıaya ilişkin olarak görgüye dayalı güvenilir beyanlarının mevcut olmadığı, davacı tanıklarının bir kısmının beyanları çok eski zamanlara ait olup, bir kısmının beyanları ise aktarımdan ibaret olduğu, dava dilekçesinde usulünce dayanılmayan vakıalar ve üzerinden uzun zaman geçmiş bulunan olaylar nedeniyle de boşanma kararı verilemeyeceği gerekçesiyle sübut bulmayan boşanma davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı kadın vekilince istinaf edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince davacı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi ve boşanma davasının reddi yönünden temyiz isteminde bulunulmuş olup,somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, dinlenen tanık....'nın beyanları ve toplanan delillerden ispat edildiği üzere, davalı erkeğin süregelen şekilde kadına '' köylüsün, cahilsin '' şeklinde sözler söyleyerek aşağıladığı, sıklıkla alkol alma suretiyle birlik yükümlülüklerini ihmal ettiği ve kadını evden kovduğu , kadının bu vakıalara dava dilekçesinde dayandığı, böylece erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.