Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14880 E. 2026/4376 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14880
- Karar No
- 2026/4376
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1667 E., 2024/1706 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/655 E., 2023/333 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 10.11.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirketin olayın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza sonrası iskelenin bütün parçalarının davalı Şirket tarafından kontrol edildiğini, iskelede eksik malzeme olmadığını, iskelenin normlara uygun kurulduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin kazanın meydana gelmemesi için tüm güvenlik önlemlerini aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminatı alacağı davasının kabulü ile net maddi tazminat alacağı davasının 1.082.567,41 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden (10.11.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden (10.11.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının, davalıya ait işyerinde inşaat işçisi( sıvacı) olarak çalışırken 10.11.2015 tarihinde hastane binası inşaatında dış cephe iskelesinin kurulumu sırasında iskele üzerine çekilen iskele parçasının (metal borunun) sırtına düşmesi suretiyle yaralandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunun 14.11.2019/2078 Karar numaralı kararında davaya konu iş kazası nedeniyle davacının %25 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirtildiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda işverenin %80 davacının ise %20 oranda kusurlu olduğunun belirtilmiş olup kaza nedeniyle taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan Ceza Mahkemesince yürütülen yargılamada alınan bilirkişi heyet raporunda da davacının tali kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında Mahkemece itibar edilen kusur raporunun olayın oluşuna uygun ve denetime elverişli bulunduğu, maddi zarar hesabına yönelik bilirkişi raporununda da hata bulunmadığı gibi, davacının yaşı, yaptığı iş, çalışma dönemi, emsal ücretlere yönelik yapılan araştırmalar ile özellikle davacı tarafça sunulan bordrolar dikkate alındığında Mahkemece kabul edilen aylık ücret miktarının da dosya kapsamına uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı .. Kurum Söküm İskele Kalıp San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının asgari ücretle çalıştığını, müvekkili firmanın sadece iskele temin ettiğini, asıl sorumlu olanın ihbar olunan şirket olup, ihbar olunan firma ile müvekkili firma arasındaki sözleşmede müvekkilinin alt işveren konumunda olduğunu, kazanın sadece davacının kusuru nedeni ile gerçekleştiğini, yapılan hesaba itiraz ettiğini, malzemenin düşmesinde ihbar olunanların kusurunun bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmadığını beyan ederek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.