Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9397 E. 2024/11922 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9397
- Karar No
- 2024/11922
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2000 E., 2023/2591 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/7 E., 2023/81 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket temsilcisi ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1098510 sicil no.lu davalı işverene ait iş yerinde 01.11.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, ancak sigorta bildiriminin 2014 yılı Mart ayında başlatıldığını, davacının 01.04.2016 tarihinde iş yerinde yaptığı dolama işinden dolayı elinden sakatlandığını, rapordan sonra işe döndüğünde işveren tarafından haksız olarak işten çıkarıldığını, 01.11.2013 tarihinden 13.04.2016 tarihine kadar davalı iş yerinde domates işçisi olarak kesintisiz çalıştığını, buna rağmen davalı işverenin sigortasını 02.03.2014 tarihinde başlattığını ve sigorta prim gün sayısını eksik gösterdiğini, ayrıca davacının çalıştığı dönemde ayda 30 gün ve devamlı surette çalışmasına rağmen sigortasının tam yapılmadığını, yılın her ayı eksik gösterildiğini, aylık 30 günlük çalışmasının sanki ayda 10 ya da 15 gün çalışılmış gibi gösterildiğini beyanla davacının davalı iş yerinde 01.11.2013 tarihi ile 13.04.2016 tarihleri arasındaki sigortasız çalıştırıldığı döneme ilişkin sürenin sigortalı olarak tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı işverence yatırılmasına, tespit edilen sürelerin diğer süreler ile birleştirilmesine ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı şirket cevap dilekçesinde; davacının kendi sorunları nedeniyle dönem dönem işi bırakıp tekrar çalışmaya devam ettiğini, en son 22.05.2016 tarihinde terk nedeniyle işten çıkışının verildiğini, bunun üzerine davacının kendisini haklı gösterebilmek için gerçekleri yansıtmayan beyanlarla ihtar çekerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının şirkette sigortalı görünürken dava açtığını, davacının işten kovulmasının söz konusu olmadığını, davacının çalıştığı sürelerde sık sık rapor aldığını, davacının iddia ettiği gibi şirkette haftanın altı günü çalışılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun davada fer'i müdahil olarak kabulünün gerektiğini, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, Kurum kayıtlarının tetkikinde, davacının iddia ettiği tarihler arasında çalıştığını gösterir belgelerin tespit edilemediğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının bunun aksini aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalıya ait iş yerinde 01.11.2013-13.04.2016 tarihleri arasında istirahat raporunun mevcut olduğu günler dışında tam zamanlı olarak, Kurum taban ücretiyle ve iş sözleşmesiyle bağlı olarak çalışmış olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket temsilcisi ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı şirket temsilcisi istinaf dilekçesinde; şirketi 2015 yılında aldığını, davacının talebinin 2011 yılına ilişkin olduğunu, bu nedenle talep konusu uyuşmazlığın kendisiyle bir alakasının olmadığını, Mahkemeye çağrılmadığını, savunma hakkının kısıtlanmış olduğunu ileri sürmüştür. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemenin tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurmuş olduğunu, ancak Mahkemenin hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde tanık dinlememiş olduğunu, dava kamu düzenini ilgilendirdiğinden ancak kesin delillerle ispatı gerektiğini, davanın öncelikle süre yönünden reddinin gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davacının bu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, hatalı ve eksik inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket temsilcisi ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.11.2013-13.04.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69. maddesinin birinci fıkrası ile 344. maddesi, 370 ve 371. maddeleri, 2-Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3-Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Değerlendirme 1- İnceleme konusu eldeki davada, davacı taraf 01.11.2013-13.04.2016 tarihleri arasında davalı işveren yanında çalıştığının tespitini istemiş; Mahkemece, tanık beyanları gözetilerek istirahat raporunun mevcut olduğu günler dışında davacının tam zamanlı olarak davalı yanında çalıştığına dair davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. 2- Dosya kapsamı incelendiğinde, davalı işveren tarafından dosyaya ibraz olunan imzalı iş sözleşmesi, imzalı ücret bordroları ile imzalı ibranamenin bulunduğu, davacı tarafça bu belgelerdeki imzaların bir kısmına itiraz edildiği ve Mahkemece imza inkarında bulunulan belgelerle ilgili herhangi bir inceleme yapılmadığı gibi geçerli olup olmadıklarının tartışılmadığı, soyut tanık beyanlarına göre karar verildiği, diğer taraftan mahkeme kararının gerekçesinin yetersiz olduğu gibi infazda tereddüt yaratacak şekilde hangi sürelerin dikkate alındığı, hangi tarihlerde istirahatli sayıldığının hükümde belirtilmediği anlaşılmakla Mahkemece belirtilen hususlardaki eksikler giderilmek suretiyle davacının talep konusu dönemde hizmetlerinin teretdütsüz bir şekilde ortaya konularak hüküm kurulması gerekirken hatalı ve eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.