Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9028 E. 2024/10460 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9028
Karar No
2024/10460
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/79 E., 2022/502 K. KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali-alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının oğlu ...'in 13.02.2005 tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiğini, davalı Kurum tarafından 9810056813 tahsis numarası ile ölüm aylığı bağlandığını ayrıca Kurumca davacının oğlunun iş kazası neticesinde vefat etmesinden dolayı 13.02.2005 tarihinden itibaren gelirde bağlandığını daha sonra ölüm aylığı şartları oluşmadığı için davacının Kurum tarafından ölüm aylığının 01.01.2006 tarihi itibarı ile kesilip 19.08.2012 tarihleri arası 18.333,88 TL yersiz ödeme iddiası ile davacıya borç çıkarıldığını belirterek davalı Kurum tarafından haksız ve yersiz olarak kesilerek ölüm aylığının iptal edilmesi ve davacıya borç çıkarılması işleminin iptal edilerek davacının, aylıklarından yapılan kesintilerin davacıya iadesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuka aykırı olduğunu, davanın Ankara İş Mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davacının aylıklarından yapılan kesintilerin iadesine ilişkin talebin zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafından Kuruma dava açmadan önce müracaat edilmediğini, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, mevzuat hükümlerine uygun olarak geriye dönük olarak yersiz ödenen aylıkların davacıya borç olarak çıkartıldığını, dava konusu olayda Kurumca yasalara uygun davranıldığını, hukuki yararından yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli, 2015/313-2018/373 E.-K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile Kurumca davacıya tahakkuk ettirilen 18.333,88 TL borca ilişkin olarak borcun hesaplanmasında 5510 sayılı Kanun'un madde 96/b fıkrasının gereğinin uygulanmadığı ve davacının Kuruma 18.333,88 TL kadar borcu olmadığından, borç tahakkuku işleminin iptaline, davacının aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali talebinin ve kesintinin iadesine yönelik talebinin reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF Taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 18.11.2020 tarih, 2019/1836-2020/2012 E.-K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 12.01.2022 tarih, 2021/861 Esas, 2022/233 Karar sayılı bozma kararında; Kurum işlemine konu alacağın hangi dönemlere ait olduğu davalı Kuruma sorularak netleştirilip, hatalı işlemin tespit tarihi belirlenerek, geriye doğru beş yıllık süre hesaplaması yapılıp davacının yaptığı ödemelerin sonuca etkisi de gözetilerek ve giderek faiz başlangıcının da usule uygun hesaplanarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yersiz ödenen aylıkların geri istenilmesine ilişkin, 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi “Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermekte olup, Kurum işlemine konu alacağın hangi dönemlere ait olduğu davalı Kuruma sorularak netleştirilmiştir. Hatalı işlemin tespit tarihi belirlenerek, geriye doğru beş yıllık süre hesaplaması yapılıp davacının yaptığı ödemelerin sonuca etkisi de gözetilerek ve giderek faiz başlangıcının da usule uygun hesaplanmasıyla, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davacının, davalı Kuruma 7.531,72 TL borçlu olmadığının tespitine, borç tahakkuku işleminin kısmen iptaline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı vekili; davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali-alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 ve 202 nci maddeleri,

2- 5510 sayılı Kanun'un 96/1-b maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9028, K. 2024/10460, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9028-e-2024-10460-k-51ea1323ee8a