Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/424 E. 2024/5504 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/424
Karar No
2024/5504
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1606 E., 2023/1991 K. DAVA TARİHİ: 29.11.2021 KARAR : Davalının istinaf başvurusunun kabulü, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, yeni hüküm kurularak davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/924 E., 2023/180 K.

Taraflar arasındaki inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı asil ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; ...ili, Merkez...Mahallesi, tapunun 133 ada, 29 No.lu parselinde kayıtlı, ...Apartmanı, 8 No.lu bağımsız bölümü kendisinin satın aldığını, satın aldığı apartmanda yaklaşık 11 yıl kadar ikamet ettiğini, kendisinin ...Devlet Hastanesinde daha önceleri hemşire olarak çalıştığını, arkadaşı ... ...in kendisini sürekli rahatsız etmesinden dolayı tayinini başka yere aldırdığını, bu şahıstan şikayetçi olduğunu, ... ...den kaçmak için,...dan gizlice gittiğini, bu nedenle kendisine ait olan evin tapusunu geçici olarak hiç para almaksızın satış yaptığı davalı ...'a verdiğini,...a döndüğünde şahsın kendisinden kaçtığını, mağdur olduğunu, davalının art niyetli davrandığını beyan ederek, dava konusu ...ili, Merkez...Mahallesi, tapunun 133 ada, 29 No.lu parselinde kayıtlı taşınmazın, 8 nolu bağımsız bölümünün davalı adına yapılan tapu kaydının iptali ile kendisi adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını, taleplerini ve açmış olduğu davayı kabul etmediklerini, davanın tapu iptal ve tescil davası niteliği taşıdığını, davacı tarafın güven ilişkisine dayanarak evi devrettiğini iddia ettiğini, tüm bu iddiaların hayali ve soyut nitelikte olduğunu, davayı ispatlar nitelikte davacı tarafından sunulmuş hiçbir delilin bulunmadığını, satışın resmi şekilde tapuda gerçekleştiğini, tapu kaydının aksinin ispatının ancak resmi sicil ve senetle olabileceğini, davacı tarafın tanık dinletmesi hususunda muvafakatlerinin bulunmadığını, müvekkili tarafından taşınmazın bedelinin davacıya ödendiğini, tapuda resmi satışla müvekkilinin taşınmazı devraldığını, önceden davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmiş anlaşma gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde anlatılan olayların da müvekkili ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek, müvekkili hakkında açılmış olan haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davası açtığı, davacının inançlı işlemi kanıtlamaya elverişli nitelikte bir delil veya delil başlangıcı sunmadığı, inanç sözleşmesinin davacı tarafından ispatlanamadığı, davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendisinin %80 engelli olduğunu, Emirdağ bakım evinde kaldığını ve Ankara’da tedavi gördüğünü, dava dilekçesini ve yargılama aşamasındaki yazılı ve sözlü beyanlarını tekrar ettiğini, davalı tarafın satış bedelinin ödendiğini iddia ettiğini, ancak; duruşma esnasında yemin teklifinde bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin bu teklifi kabul etmediğini, her iki tarafında banka mevduatlarının incelenmediğini, tanık taleplerinin de ilk derece mahkemesince kabul görmediğini, dava konusu taşınmazın tescilinin yolsuz olduğunu, taşınmazı bedelsiz olarak davalıya devrettiğini, söz konusu taşınmazı satacak bir ihtiyacının bulunmadığını, davalının da bu taşınmazı alacak maddi gücünün olmadığını, işlemin tamamen adres değişikliği yaparak ... Derin isimli şahıstan kurtulmak ve bilahare tekrar taşınmazın satışını almak için muvazaalı şekilde yapıldığından bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, bu kararı sadece vekalet ücreti bakımından istinaf ettiklerini, müvekkili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekalet ücretinin nispi tarifeye göre hesaplanması gerektiğinden bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını, müvekkili lehine harca esas değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının iddiasının inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı olduğu, davacı tarafından inanç sözleşmesinin varlığına dair yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir delil sunulamadığı, bu durumda 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında öngörülen şekilde iddianın yazılı delil veya delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmediğinin anlaşıldığı, belirtilen nedenlerle mahkemenin ispatlanamayan davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak; Mahkemece dava konusu taşınmazın keşfen belirlenen değeri üzerinden davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek, davanın reddi yönünde yeni hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; 1. İlk Derece Mahkemesinin delilleri toplamadığını, banka kayıtlarının araştırılmadığını,

2. Kendisinin evi satmaya ihtiyacı olmadığını, davalının da evi alacak durumunun olmadığını,

3. Muvazaanın varlığının yemin ve ikrar gibi delillerle ispatlanabileceğini, ancak mahkemenin tüm delilleri toplamadan eksik inceleme ile karar verdiğini, bu nedenle hükmün bozulması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

3.Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

4. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 inci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması hâlinde hâkimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 tarih ve 2014/14-516 Esas, 2015/2838 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

5. Somut olayda; davacı tarafça delil veya delil başlangıcı sayılan herhangi bir belge dosyaya sunulmadığı gibi, davacı taraf yemin deliline de dayanmamıştır.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/424, K. 2024/5504, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-424-e-2024-5504-k-63f36730da0c