Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/440 E. 2024/8701 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/440
Karar No
2024/8701
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1763 Esas-2023/1217 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/418 E. - 2019/223 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketlerin yetkilisi...'un 2013 yılından bu yana "..." markasının AR-GE çalışmalarını yaptığını, ürünün içeriğini oluşturan hammadde alımlarını gerçekleştirdiğini ve ürünün formülünü oluşturmak için onlarca çalışma yaptığını, 2015'te davacı ... Elektronik Kozmetik Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ni kurduğunu, o günden bu yana "..." markası altında Türk Gıda Kodeksi Kilo Verme Amaçlı Enerjisi Kısıtlanmış Gıdalar Tebliği'ne göre formüle edilmiş gıdalar üretmekte olduğunu, "..." markası ile tanınarak sektörde ilk akla gelen firmalardan biri haline geldiğini, davalının 2009/49692 sayılı markayı tescil edildiği şekilde değil, davacıların tescilsiz markasına ayırt edilemez kadar benzer şekilde kullandığını, ayrıca 2009/49692 sayılı markanın tescil tarihinden itibaren hiç kullanılmadığını ve halen kullanılmamaya devam edildiğini, bu durumun da bir hükümsüzlük sebebi teşkil ettiğini, ayrıca davalının 2009/49692 sayılı markayı davacıların geçmişe dayalı hak sahibi bulundukları tescilsiz markaya ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde kullanıp iltibas yaratmasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının 2009/49692 sayılı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ayrıca davalı fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, fiile konu davranışların durdurulmasına ve www.....com.tr sitesinin kapatılarak tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının "..." markasının "fit geri dönüş" manası taşıdığını, davacının "..." markasının ise "fit paket" anlamına geldiğini, marka anlamlarında benzerlik bulunmadığını, davacılardan Tasfiye Halinde ... Elektronik Ltd. Şti.'nin ortaklarından dava dilekçesinde bahsi geçen ...'nın bahse konu ürünün Ar-Ge çalışmalarını yapan asıl kişi olduğunu ve haklarının gaspedildiğini, marka konusu ürünü formüle eden, markayı bulan kişinin... değil ... olduğunu, davacı şirketin yöneticilerinin davalı şirket sahibi ...'i de dolandırmaya kalktıklarını, içi boş şirketi ...'e satmaya çalıştıklarını, dava dışı ...'nın nitelikli dolandırıcılığa maruz kaldığını ve bu hususta İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/89807 sayılı soruşturmasının sürdüğünü, ayrıca İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/305 E. sayılı dosyasında açılan davanın da devam ettiğini, tescilli marka sahibinin davalı şirket olduğunu ve davacıların davalının marka hakkına tecavüz ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının 2009 49692 numaralı "... BE HEALTY" markasını ürünleri üzerinde ve internet sitesinin alan adında ve içeriğinde tescilli olduğu şekilden farklı olarak "İ" harfindeki grafik tasarıma yer vermediği, davacının tescilsiz "..." markasına benzer olarak, tek başına "..." şeklinde ve "FITPAC"K ibaresini aynen kullanmak suretiyle davacının tescilsiz markasına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, davalıya ait ürünler üzerinden ve www.....com.tr alan adlı internet sitesinden davacının markasına tecavüz oluşturduğu tespit edilen marka kullanımlarının kaldırılmasına, davalıya ait www.....com.tr alan adının iptaline, davalının 2009/49692 numaralı "... BE HEALTY" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebinin reddine, davalının 2009/49692 numaralı "... BE HEALTY" markasının iptali talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı adına tescilli "... BE HEALTY" ibareli markanın davacı şirketlerin kuruluş tarihlerinden çok önce 2009 yılında başvurusunun yapıldığı ve 16.09.2010 tarihinde sicile kaydedildiği, bu markanın 17.03.2016 tarihinden itibaren devralan davalı adına kayıtlı olduğu, davacı tarafça tescilsiz olarak kullanılan "..." markasının tescilli olduğu, davalı tarafından tüm hakları ile devralınan markanın başvuru tarihinden önce piyasada kullanım yoluyla bilinir hale gelmesi nedeniyle hak elde edildiğine dair dosyada ispat vasıtası bulunmadığından davacıların öncelik hakkı olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, kötü niyetli tescil iddiasının yerinde olmadığı, tescilli bir marka hükümsüzlüğüne veya iptaline kadar sahibinin marka hakkının sağladığı korumadan yararlanacağı, marka üzerindeki münhasır hak kapsamında marka hakkının devir edilebileceği, davalının markasını devralmasının kötüniyetli olduğu, davacı şirketler adına yapılan marka başvurularının 2009/49692 tescil numaralı marka mesnet gösterilerek reddine karar verildiğinin davalı tarafça bilindiği ileri sürülmüşse de, davacı adına tescilsiz kullanılan ... ibaresinin marka olarak tescil edilememesi nedeniyle davalının tescilli markayı devralmasının kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği, davalı markasının hükümsüz kılınmasını gerektirecek koşullarında bulunmadığına, marka hakkına tecavüz iddiası ve internet alan adının iptali talebi bakımından ise davacılar adına tescilli marka bulunmadığı, davacı şirket adına yapılan 2015/44842 ve 2015/61033 sayılı marka başvurularının, davalı tarafça devralınan 2009/49692 Tescil numaralı marka mesnet gösterilerek reddine karar verildiği, davalının 18.09.2009 başvuru tarihli "... BE HEALTY" markasını 17.03.2016 tarihinde devralarak kullanmaya başladığı, davalının insan figürü yerine "İ" harfi getirmek suretiyle kullanımının ve internet sitesi içeriğinde ve ürün poşetleri üzerinde "... BE HEALTY" markasını "..." olarak kullanımının markanın ayırt edici niteliğini değiştirmeden kullanım olduğu, davalının 2009 yılında başvurusu yapılmış markayı devralmakla, markanın tescil sınıflarında "..." ibaresini kullanım yönünden öncelik hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği, davalı markasının koruma tarihi göz önüne alındığında, davacının davalıya yöneltebileceği tescilli yada tescilsiz öncelik hakkının bulunmadığı, markaya tecavüz, haksız rekabet ve alan adından kaynaklanan davanın reddi gerekirken, bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirme esas alınarak (tescilsiz markaya tecavüzün söz konusu olamayacağı gözetilmeksizin) markanın tescil edildiğinden farklı kullanıldığından bahisle tescilsiz markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, alan adının iptaline karar verilmesi yerinde görülmediği, davalının tescilli ve önceki tarihli markası kapsamında davacının tescilsiz markadan kaynaklanan korunmaya değer bir hakkının bulunmadığından davanın tüm talepler yönünden reddi gerekirken kısmen kabulü yönündeki kararın isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli 2009/49692 "... BE HEALTY" markasının sicilden terkini, internet alan adının iptali, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 14 üncü maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Somut olayda, davacı şirketin 21.01.2015 tarihinde kurulduğu ve “...” markasını, davalı şirketin kuruluşu olan 11.03.2016 tarihinden önce kullandığı, keza davalının 2009/49692 sayılı "... be healty" ("i" harfinin zayıf insan figürü şekil unsuruyla oluşturulduğu), ibareli markasını devraldığı 04.04.2016 tarihten önce davacının tescilsiz olarak markasını kullandığı, bu marka altında üretim ve satış gerçekleştirdiği, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da davacının sosyal medya üzerinden tescilsiz markayı tanıtmak için ciddi bir yatırım yaptığının tespit edildiği, davalı şirketin ise devralınan 2009/49692 sayılı tescilli markasından farklı olarak "..." ibareli marka kullanımına davacının "... ibareli marka kullanımından daha sonra başladığı, 2009/49692 sayılı ""... be healty" ibareli markadaki aslî ve ayırt edici sözel unsurun "..." ibaresi olduğu ve bu ibaredeki "i" harfi şekil unsurunun dikkat çekici olmasına rağmen, davalının fiili markasal kullanımının, davacının tescilsiz "“...” markasının “FIT” ibaresine dikkat çeken dizaynı ile kullanıldığı, böylece davalının fiili markasal kullanımının tescilli markasından farklı olarak davacının tescilsiz markasına yaklaşmak suretiyle haksız rekabet oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/440, K. 2024/8701, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-440-e-2024-8701-k-d0889ed7d6cc