Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7822 E. 2024/7909 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7822
Karar No
2024/7909
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/27 E., 2024/123 K. KARAR : Direnme Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; 13.01.2013 tarihli iş kazası nedeniyle sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere sigortalı lehine 50.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi, sigortalının eşi lehine 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle dava harici kişiler yönünden de teselsül sorumluluğuna dayanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 15.06.2021 tarihli hesap raporuna göre 1.494.392,20 TL'ye artırmıştır. 2.Davacı vekili birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; maddi tazminat istemini 10.02.2022 tarihli rapora göre 2.311.907,35 TL olarak belirlenmesi nedeniyle bakiye 817.515,15 TL üzerinden ek maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışanı olduğu, diğer davalı ... İnşaat Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile imzalanan sözleşme ile muhtelif bölgelere ait elektrik dağıtım şebekelerinin arıza onarım ve bakım işlerini üstlendiğini, müvekkili şirketin İş Kanunu madde 2 anlamında asıl işveren değil ihale makamı konumunda olduğunu, davacının kaza tarihinde ... İnşaat Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi işçisi olduğunu, müvekkilinin sorumlu olmadığını, ceza mahkemesinde alınan 30.06.2014 tarihli bilirkişi heyetinden alınan raporda ... ve ... şirketi çalışanlarının "trafo binasında yanlış etiketleme olsa dahi kusurlu olmadıkları, zira kazanın yanlış etiketleme sonucu değil çalışma anında iş güvenliği önlemlerine uyulmaması sonucu oluştuğunun" tespit edildiğini, başka bilirkişi heyetinden alınan 01.10.2016 tarihli raporda ise, "trafo kabininde enerji kesme işlemi yaptıktan sonra yanlışlıkla enerjisi kesik olmayan direğe çıkan, direkte çalışmaya başlamadan önce gerilim kontrolü yapmayan, topraklama - kısa devre tedbiri almayan, mesleki bilgi, görgü ve tecrübelerinin gerektirdiği güvenlikli çalışmayı yapmayan, bu işin gerektirdiği temel iş güvenliği kurallarına ve talimatlara riayet etmeyen, tedbirsiz, dikkatsiz, yanlış ve hatalı çalışma yaparak enerjili iletkene elini götürmek suretiyle olaya sebep olan müşteki ...'in ceza hukuku yönünden olayda asli kusurlu olduğunun" tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; ana dosya yönünden; davacının davasının kısmen kabulü ile Sigortalı ... lehine 1.494.392,20 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak işbu davacıya verilmesine, sigortalının eşi ... lehine 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dosya yönünden; sigortalı ...'in davasının kabulü ile 817.515,15 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nın 341 inci, 346 ncı ve 352/1-b maddesi gereğince reddine, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin manevi tazminat yönünden, davalı vekilinin ise maddi ve manevi tazminat yönünden istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 19.09.2023 tarih ve 2023/5414 E.- 2023/8371 K. sayılı ilamıyla" davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına, davalı vekilinin davacı ... lehine asıl ve birleşen davada hükmedilen maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; ... davacının maddi tazminat alacağının 1.494.392,20 TL olarak belirlendiği, işbu rapora karşı itirazlarının yargılamayı uzatmaya matuf soyut nitelikte olduğu, nitekim 15.06.2021 tarihli dilekçesiyle de başlangıçtan itibaren belirsiz olan alacak miktarını belirlediği kabul edilerek, bu miktarla sınırlı olarak maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, davacının farazi nitelikteki itirazlarına itibarla yargılamanın uzamasından kaynaklı 2022 yılı asgari ücretlerinin rapora yansıtılması suretiyle alınan 10.02.2022 tarihli rapora itibarla açılan ek davaya itibarla hüküm tesisi usul ve Kanun'a aykırı olmuştur... ” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece alınan 17.02.2021 tarihli ek hesap raporuna karşı davacı tarafça 02/03/2021 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz sonrası alınan 15.06.2021 tarihli ikinci ek hesap raporuna karşı davacı vekilince 02.07.2021 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, bunun üzerine alınan 10.02.2022 tarihli ek hesap raporu sonrasında ise davacı tarafça birleşen dosya ile ek dava ikame edildiği, bozma ilamında 15.06.2021 tarihli hesap raporuyla davacının maddi tazminat alacağının 1.494.392,20 TL olarak belirlendiği, bu rapora karşı itirazlarının yargılamayı uzatmaya matuf soyut nitelikte olduğu, 15.06.2021 tarihli dilekçesiyle de başlangıçtan itibaren belirsiz olan alacak miktarını belirlediği kabul edilerek, bu miktarla sınırlı olarak maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesi gerektiği, davacının farazi nitelikteki itirazlarına itibarla yargılamanın uzamasından kaynaklı 2022 yılı asgari ücretlerinin rapora yansıtılması suretiyle alınan 10.02.2022 tarihli rapora itibarla açılan ek davaya itibarla hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ise de Mahkemece yapılan değerlendirmede davacının 17.02.2021 tarihli ek hesap raporuna karşı sunduğu 02.03.2021 tarihli itiraz dilekçesi içeriği ile 15.06.2021 tarihli ikinci ek hesap raporuna karşı sunduğu 02.07.2021 tarihli itiraz dilekçesi içeriğinin bire bir aynı olduğu, buna rağmen bozma ilamında davacının 02.07.2021 tarihli rapora itiraz dilekçesinin yargılamayı uzatmaya matuf ve soyut nitelikte kabul edildiği, bozma ilamında, içerikleri aynı olan rapora itiraz dilekçelerinden sadece birinin yargılamayı uzatmaya matuf olarak değerlendirilmesinin çelişki oluşturduğu değerlendirilmiş olmakla, Mahkemenin 19.04.2022 tarih 2021/38 Esas 2022/153 Karar sayılı kararında direnilmesine karar verildiği gerekçesiyle; ana dosya yönünden; davacının davasının kısmen kabulü ile; 1.494.392,20 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dosya yönünden; davacının davasının kabulü ile 817.515,15 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;davanın husumetten reddi gerektiğini işin ihale ile davacının işvereni olan şirkete verildiğini, davacının ceza dava dosyası kapsamında asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olmasına karşın, bu dosya kapsamında müvekkiline kusur verilmesinin hatalı olduğunu, davacının hesap raporlarına itirazları aşılmak ve bakiye ömür tablosu yönünden talep aşılmak suretiyle yeniden hesap raporu alınmasının hatalı olduğunu, ek dava dosyasının derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber ek davada faizin dava tarihinden işletilmesi gerektiğini sigortalı Savaş lehine hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Temyiz incelemesinin kapsamı onama ve bozma kararları bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, davaların yığılması (objektif dava birleşmesi kapsamında) HMK'nın 110 uncu maddesi, bilirkişi incelemesi ve bilirkişi raporuna itiraza ilişkin 266 ncı, 281 inci maddeleri, tazminat miktarının tayin ve tespiti açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, Usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 1.Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. 2.Somut olayda Dairemizin 19.09.2023 tarih ve 2023/5414 E.- 2023/8371 K. sayılı ilamıyla davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının onanması nedeniyle işbu hükme karşı temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. B) Davalı vekilinin davacı ... lehine asıl ve birleşen davada hükmedilen maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 ncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; 3.Davaya konu iş kazasından kaynaklı tazminat davalarında davacının maddi tazminat alacağının tespiti, yargılama sürecinde taraflarca gösterilecek delillere göre belirlenip hesap edilecek olmasına göre davanın açıldığı tarih itibariyle davacının maddi tazminat alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyecek olması nedeniyle ve hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu hususu da dikkate alınarak davayı 6100 sayılı HMK'nın 107 nci maddesine dayalı belirsiz alacak davası olarak değerlendirerek dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin de bu doğrultuda irdelenmesi gerekmektedir. 4. Somut olay incelendiğinde; 15.06.2021 tarihli ikinci ek rapora karşı davacı vekilince itiraz dilekçesi sunulmakla beraber, Mahkemece HMK'nın 107/2 maddesince gerekli prosedür işletilmeksizin, fazlaya ilişkin talep hakkı bulunduğu iddiasını da içeren 11.10.2021 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini 1.494.392,20 TL'ye artırdığı, 10.02.2022 tarihli raporda ise 2022 yılı asgari ücretlerinin rapora yansıtılarak hesap raporu düzenlendiği ve maddi tazminat alacağının 2.311,907 TL olarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında, davacı vekilinin itirazlarının bulunduğu gözetilerek, 10.02.2022 tarihli rapora itibarla açılan ek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Bu açıdan direnme kararı yerindedir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan REDDİNE 2.Davacı ... lehine asıl ve birleşen davada hükmedilen maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 nci maddesinin birinci fıkrası ve 373 ncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7822, K. 2024/7909, T. 09.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7822-e-2024-7909-k-11e08dbd8388