Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/5066 E. 2025/5261 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5066
- Karar No
- 2025/5261
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2378 E., 2024/36 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kozluk Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/537 E., 2023/188 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... 'un davalı şirkete ait portakal bahçesinde 05.12.2017 tarihinde sigortasız bir şekilde çalıştırılırken, şirkete ait... plakalı traktörün altında kalarak hayatını kaybettiğini, olayın iş kazası şartlarını taşıdığını, müvekkillerinin olay nedeni ile destekten yoksun kaldıklarını, derin üzüntü içinde olduklarını belirterek belirsiz alacak olarak açtıkları davada kazalı işçinin davacı annesi ... için 500,00 TL maddi tazminatın, babası ... için 500,00 TL maddi tazminatın, ayrıca 500,00 TL cenaze ve def'in masrafının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşme kararı verilen 2023/53 Esas 2023/82 Karar sayılı dosyada davacılar vekili, kazalı işçinin davacı annesi ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın, baba ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın; davacı kardeşlerden ... için 40.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... ... için 15.000,00TL, ... ... için 15.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş mahkemelerinin görevsiz olduğunu, davacılar murisinin yevmiye usulü ile kendi nam ve hesabına çalıştığını, kazalı ile müvekkili arasında hizmet ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin tarım işiyle uğraştığını, kazalının kusuru ile olayın meydana geldiğini, iş kazası şartlarının oluşmadığını, ayrıca müvekkiline ait kusurun kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Mahkememiz 2021/537 E. sayılı davanın kabulü ile A-Destekten Yoksun Kalma Tazminatı A-1-Davacı ... yönünden 372.980,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 05.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, A-2-Davacı ... ... yönünden 505.155,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 05.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-Cenaze Gideri B-1-6.500,00 TL cenaze ve defin giderinin davalıdan alınarak alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen Mahkememiz 2023/53 E. sayılı davanın kabulü ile 1-Davacı ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, .." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; aktüerya bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, maddi zararın karşılanmadığını, talep edilmesine rağmen ek bilirkişi raporu alınmadığını, destek sağlayan kazalının olay tarihinde 15 yaşında olduğunu, ancak gelire başlama yaşının 18 olarak esas alındığını, 4857 sayılı Kanun'un 71. maddesinde 15 yaşını doldurmamış çocukların çalışmaları için yasak getirildiğini, 14 yaşını doldurmuş ve ilköğretimini tamamlamış çocukların sağlık ve ahlak gelişimlerine eğitime devam durumlarına göre hafif işlerde çalıştırılabileceklerinin hüküm altına alındığını, bu sebeple 18 yaşından itibaren değil, ölüm tarihinden itibaren desteğin hesaplanması gerektiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dosyadaki taleplerin ve Mahkeme kararının tümüyle hukuka aykırı ve hatalı olduğunu, kazalı ile müvekkili arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, kazalıyı bahçeye işçi çavuşu ...'ın getirdiğini, yani anlaşmanın ... ile yapıldığını, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, iş mahkemelerinin görevsiz olduğunu, Türk Borçlar Kanunu madde 66'daki adam çalıştıran sorumluluğunun da bulunmadığını; SGK tarafından iş kazasının kabul edilmediğini, iş kazası iddialarını kabul etmediklerini; birleşen dosyadaki dava dilekçesinin, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmediğini ve birleşme kararından sonra hemen davanın esasıyla ilgili karar verildiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, ceza zamanaşımı süresinin uygulanamayacağını; ceza dosyasının celp edilmesi gerektiğini; manevi tazminatın tümüyle reddini savunduklarını; davacılar vekiline ait istinaf dilekçesindeki itirazları kabul etmediklerini ifade ederek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminat ile cenaze masraflarının davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat ile baba ... için hükmedilen maddi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin anne ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat ile baba ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin anne ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının davacılardan alınmasına, 4. Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.