Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4468 E. 2025/9930 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4468
Karar No
2025/9930
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2230 E., 2024/2631 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/1 E., 2024/292 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekileri tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... ... Şirketi vekilince duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 17.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ... Yapı San. ve Tic. A.Ş. adına Av. ... geldi. Davacı adına gelen olmadı, davalı ... adına da gelen olmadı vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle asıl davayı açarak dava dilekçesinde 1,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini istediği, aşamalarda henüz hesap raporu alınmazdan önce davacı vekilinin maddi tazminat istemini, 1.200.001,00 TL’ye arttırmış, davacı vekili aynı davalılara karşı açtığı birinci birleşen dava dosyasında 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, davacı vekili aynı davalılara karşı açtığı ikinci birleşen dava dosyasında 1.258.681,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar arasında asıl/alt işveren ilişkisi bulunduğu, iş kazasının meydana gelişinde davacının %20, davalı şirketin %80 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle asıl dava dosyasında davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, birinci birleşen dava dosyasında davacı lehine 85.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, ikinci birleşen dava dosyasında davacı lehine 766.945,78 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, davalı ... harçtan muaf olmasına karşın adı geçen davalının harçlardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar arasında asıl/alt işveren ilişkisi bulunduğu, iş kazasının meydana gelişinde davacının %20, davalı şirketin %80 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle asıl dava dosyasında davacının maddi tazminat istemini kabulüne, birinci birleşen dava dosyasında davacı lehine 85.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, ikinci birleşen dava dosyasında davacı lehine 766.945,78 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkiline kusur verilmesinin hatalı olduğunu, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunduğunu, davalı ...’ne kusur verilmemesinin hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının az olduğunu, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda müvekkilinin maddi zararlarının eksik hesaplandığını aslında müvekkilinin maddi zararının daha fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkilinin asıl işveren olmadığını, yalnızca ihale makamı olduğunu, davalı şirketle müvekkili kurum arasında düzenlenen yapım sözleşmesi gereği iş sahasında meydana gelecek kazalara karşı tüm önlemlerin yüklenici firmanın almak zorunda olduğunu, davacıya verilen kusurun az olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve kararın hem tazminat miktarı hem de faiz başlangıç tarihleri yönünden kaldırılması gerektiğini, ayrıca sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacıya verilen kusur oranının az olduğunu, müvekkili şirket tarafından tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığını ve gerekli ekipman ve eğitimlerin sağlandığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacının kusurunun illiyet bağını kestiğini, sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince değişen kusur oranına göre yeniden hesap raporu alınmadığını ve davacının maluliyeti ile müvekkili arasındaki illiyet bağının yeterince araştırılmadığını, ayrıca davacının daha sonradan başka bir kaza geçirip geçirmediğinin araştırılmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının da fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE a.Taraf vekillerinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin birinci birleşen dava dosyasında 150.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince birinci birleşen dava dosyasında davacı lehine 85.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 31.12.2024 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilirken Bölge Adliye Mahkemesince de davacı lehine 85.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabul kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b. Taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2.Diğer hükümler yönünden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4468, K. 2025/9930, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4468-e-2025-9930-k-a416d5be8443