Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3880 E. 2024/10661 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3880
Karar No
2024/10661
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2185 E., 2023/2043 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/155 E., 2023/232 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1995-2009 yılları arasında eksik bildirilen hizmetlerini asgari ücret üzerinden uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı çalışma olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın taşeron firmalara açılması gerektiğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, davalı idarenin kamu kurumu olup işlerle ilgili hak edişlerin ödenmesinde tahakkuk memuru olarak öncelikle sigortalıların sigorta primlerini ve gelir vergisi stopajlarının ödenip ödenmediğini kontrol ederek işlem yapmasının yasal zorunluluk olduğunu, iddia edildiği kadar uzun bir süre hizmet akdi ile çalıştığı halde bu çalışmasından Kurumun haberdar olmaması ve yüklenicilerin de sigortasını yaptırmamalarının hayatın olağan akışına ters olduğunu, çalışmalarının yüklenici firmalar nezdinde kesintili bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

2.Dahili davalı ... Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı 21.01.2008- 30.12.2008 tarihleri arası SGK’ya eksiksiz bildirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

3.Dahili davalı ... Madencilik Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 2016 yılında açıldığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, 01.01.2003-31.12.2003 dönemi için SGK tarafından düzenlenmiş olan 12.11.2004 günlük kayıt inceleme tutanağı bulunduğunu, tutanakta hurda taşıma işinin 79 mevcut işçi ve şirket envanterinde olan araçlarda gerçekleştirdiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

4.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının ihale alan firmalar bünyesinde çalıştığı iddiasıyla hizmet tespiti talep etmesi nedeniyle yukarıda da açıklandığı gibi Sanayi Nakliyat A.Ş., ..., Nakliyat Limited Şirketi ve ... Madencilik Limited Şirketi yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği, diğer davalılar yönünden ise iddianın kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespiti istenen dönemlere ait hizmet bildirimi yapıldığı halde hizmet bildirimi yapılmadığından çalışmanın sona erdiği yılı takip eden 5 yıl içinde hizmet tespiti davasının açılması gerektiğinden bahisle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığını, ... Vinç Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... Uluslararası Nakliyat, MKE Genel Müdürlüğü ve ... Ayık İnşaat Ltd. Şti. (...) aleyhine açılan davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının aynı iş yerinde değişik işverenler nezdinde çalıştığı hususunun tartışmasız olduğunu, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının çalışmalarının kimi zaman kesintisiz kimi zaman ise makul sayılabilecek bir süre sonra aynı iş yerinde çalışmaya devam ettiği dolayısıyla taşeron işverenler değişse de iş yerinin değişmediğini, iş yeri devri kurallarına göre devrin davacı aleyhine sonuç doğurmasının mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından, iddianın kanıtlanamadığı, tanık beyanları, dosya kapsamı, davacıya ait hizmet cetveli, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3880, K. 2024/10661, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-3880-e-2024-10661-k-98439d2fc0dc