Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1434 E. 2024/10662 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1434
Karar No
2024/10662
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2711 E., 2023/2561 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/380 E., 2023/188 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen hizmet tespiti davalarında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davanın davalısı şirket ... İnş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davalısı şirket ... İnş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, davacının 2410033110 numara ile Seğmenler Vergi Dairesine kayıtlı davalı şirkete ait işyerinde işveren şirketle yaptığı sözlü hizmet sözleşmesi gereğince 01.01.1998 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının inşaat işleri ile iştigal eden davalı şirketin inşaatlarında sıva boya ve alçı işlerinde çalıştığını, davacının 2004 yılına kadar çalışmasına devam ettiğini, bu tarihler arasında 04.10.2002 ve 20.05.2003 tarihleri olmak üzere 2 defa sigorta girişi yapılarak kısa sürelerle priminin ödendiğini beyanla, davacının 01.01.1998 ile 31.12.2004 tarihleri arasındaki çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tesbitine ve bu sürelere ait primlerin davalı tarafça ödenmesine, Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevabında; davanın süresinde açılmadığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davacının diğer davalı işyerinde Kuruma bildirilen süreler dışında fiilen çalıştığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, çalışanların sigorta bildiriminin yapılmasının işveren yükümlülüğünde olduğunu, davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle işveren kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmayacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (...) vekili davaya verdiği karşılıkta, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davacı boyacı olduğundan 2002 yılında Haziran ve Temmuz aylarında işçi olarak değil taşeron olarak çalıştığını, davacının davalı işyerinde işçi olarak çalıştığı dönemlerin Kuruma bildirildiğini, müvekkili şirketin 1997 tarihinde inşaat yapım işleri olduğunu, Ankara’da hava koşullarından dolayı inşaat yapım işlerinin 3-4 ay sürdüğünü, davacının kesintisiz olarak 1997 tarihinden 2004 yılına kadar çalıştığı iddiasının gerçek olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; Mahkemece dinlenilen tanıkların beyanları ve dosya arasında bulunan inşaatların yapı kullanma izin belgeleri, yapı ruhsatları birlikte değerlendirildiğinde davacının 01.11.1998-22.12.2004 arasında davalı ... İnşaat Şirketine ait ayrı ayrı iş yerlerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı kanısına varılarak Kuruma bildirilen sürelerin dışlanması suretiyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli 05.04.2023 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden ise davacının çalıştığını iddia ettiği tarih aralığında tüm inşaat iş yerlerinin davalı şirket adına kayıtlı olduğu, bu itibarla davalılar murisi ... ile davacının hizmet ilişkisinin bulunmadığı kanısına varılarak birleşen davanın reddine dair verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı şirket ... İnş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı Kurum vekillerince istinaf başvurusu yapılmıştır.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı şirket vekili istinaf başvurusunda; tanıkların davacının taşeron olarak çalıştığını beyan ettiklerini, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi ilişkisi olmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili istinaf başvurusunda; hizmet tespiti davasının yöntemince araştırılması gerektiğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnşaat Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı şirket ... İnş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1434, K. 2024/10662, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-1434-e-2024-10662-k-3575fa98f6d3