Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8253 E. 2023/9646 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8253
Karar No
2023/9646
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/188 E., 2023/808 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/97 E., 2022/288 K. Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 10.02.1998 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiş olup 02.12.2021 tarihli dilekçesinde ise 1 günlük sigorta tespiti ile sigorta başlangıç tarihinin 20.02.1998 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının dava açmadan önce kuruma başvurma zorunluluğu bulunduğunu, davacının tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya meslek kuruluşuna kayıt belgesinin kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde kanunla kurulu meslek kuruluşuna kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimim Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağından bu kanuna istinaden kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşuna davacının kaydı olmaması nedeniyle sigortalı tescili yapılmamış, olduğunu, davacının dosyasının incelenmesinde 01.09.2005 tarihli muhtar beyanına istinaden tescilinin başladığını, 28.02.2021 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü madde nedeniyle çıkışının işlendiğini, sigortalının 1998 yılı şubat ayına ait herhangi bir tevkifat makbuzu ve tevkifata ilişkin başvurusunun tespit edilemediğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi istenilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1479 sayılı Kanun sistematiğinde, 506 sayılı Kanun'dan farklı olarak, "sigortalılık "başlangıç tarihi" kavramı yer almamakta, sigortalı hak ve yükümlülüklerinde (1479 sayılı Kanun 35 ve geçici 10 uncu maddesi, 29 uncu maddesi ile 21 inci maddesi) "primi ödenmiş gün sayısı" geçerli kabul edildiği, 1479 sayılı Kanun'a dayalı sigortalılık tespit davalarında; sigorta başlangıcının belirlenmesinde hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek, talep sadece başlangıca yönelik olduğundan hukuki yarar şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin sigortalılığının başlangıcı olarak 20.02.1998 tarihinin baz alınmasının ve anılan tarihten itibaren müvekkilinin sigortalılığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sigortalılık başlangıcı noktasında yapılacak olan 1 günlük tespitin yaşlılık aylığı noktasın herhangi bir yararının olmayacağından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, işbu dava konusunun uyuşmazlıkta müvekkilinin tarım/bağkur sigortalılık başlangıcı itibari ile 2926 sayılı Kanunla getirilen koşulların geçerli olduğunu, bu durumda kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın sigortalılık için yeterli olduğunu, müvekkilinin sigorta başlangıcının 20.02.1998 tarihi olduğunun kabul edilmesi halinde müvekkili tarafından geriye dönük borçlanma yapılarak bu eksik günlerin prim ödemelerinin yapılacağını ve müvekkilinin bu sayede kanun aranan şartları sağlayarak emekliliğe hak kazanacağını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanunun 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen “hizmet tespiti” davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı “Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti” söz konusu olamayacaktır. 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi değerlendirildiğinde sigorta başlangıcının yaşlılık aylığından yararlanma şartları arasında olan “sigortalılık süresini” doğrudan etkilediği görülmektedir. Ne var ki 02.09.1971 tarihli 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında sigorta başlangıcının talep eden açısından hukuki sonucu olarak “sigortalılık süresini” belirlemesi yönünden etkisi bulunmamaktadır. Çünkü her iki kanun kapsamında da yaşlılık aylığına hak kazanmak için sigortalılık süresi değil primi ödenmiş günler asıldır. Somut olay bakımından davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında talep ettiği 1 günlük hizmet tespitinin yaşlılık aylığı bağlanırken herhangi bir katkısı olmayacağından hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, eksik incelemeye dayalı kararın bozulması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2926 sayılı kanuna tabi Tarım-Bağkur sigortalılığının tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8253, K. 2023/9646, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8253-e-2023-9646-k-7446ead9991c